Yani biz, sizin üzerinizde, sizi çepeçevre saran atmosferin içinde yedi yol yarattık. Bu yedi yoldan geliş, gidiş ve akışlar vardır. Havanın terkibini normal tutan bu yedi yoldan gelen rüzgârlardır. Allah bu rüzgârları estirmese, havanın içindeki gazlar belli bölgelerde yoğunlaşır, havanın homojen hâli bozulur, oysaki solunuma elverişli olması için bu gazların terkibinin korunması gerekir.
“Biz (yarattığımız) mahlukattan habersiz değiliz.” Allah (celle celâluhu), yaratmış olduğu mahlukatının ihtiyaçlarını bilmekte ve onların ihtiyaçları istikametinde yedi yoldan rüzgârlar göndermektedir. O, bu rüzgârların kimisiyle onları mânen ikaz etmekte, kimisiyle gönüllerine inşirah salmakta, kimisiyle onları okşayıp geçmekte, kimisiyle vahiy ve ilham göndermekte ve kimisiyle de onları cezalandırarak altlarını üstlerine getirmektedir.
P. Kur’ân’da Mikro Âleme Bakış
1. Kâinat Kitabı Gerçeği
Kur’ân-ı Mu’cizül-Beyan, sık sık nazarlarımızı kâinat kitabına tevcih etmekte, kader, kudret, ilim ve irade kaleminin kâinattaki icraatına dikkatlerimizi çekmekte ve mü’minleri tefekküre, araştırmaya sevk etmektedir. Bu bölümde de kuşbakışı kader kaleminin ucu sayılan zerrelerin, atomların ve partiküllerin hareketlerini, Kur’ân’ın bu hususlarla alâkalı işaretlerini, en azından günümüzde bilinenlerle mutabakatını görmeye çalışacağız.
Bir mânâda varlığın en küçük parçaları olan molekül, atom, elektron, proton vs. partiküller (parçacık, tanecik) gibi zerre, zerrenin büyüğü ve küçüğü her şey, bu maddi kâinatın/kâinatların esasını ve temel yapısını teşkil etmektedirler. Biz, âlem-i şehadetteki ilk taayyünleri, elektron âlemiyle ve kimyevî tayflarla müşâhede ettiğimiz gibi, ışık ve hareket hâdiselerini, çekme ve itme kanunlarını, yine maddenin en küçük parçası sayılan atomaltı partiküller sayesinde kavramaya ve keşfetmeye çalışmaktayız.