İçeriğe geç
9. Bölüm

Yedinci Bölüm Kur’ân’ın Işığında İlmî Gelişmeler

KUR’ÂN’IN IŞIĞINDA İLMÎ GELİŞMELER

A. Kur’ân’ın Geniş Perspektifi

Ön yargısız âyet âyet takip edildiğinde Kur’ân-ı Kerim’in, insanın iç âlemindeki en derin his ve düşüncelerinden, kâinattaki en geniş sistem ve galaksilere; oradan da âlem-i misal ve öteler ötesine kadar açılan çok geniş bir yelpazede, pek çok hakikate işaret ettiği görülecektir.

Evet bu kitap kalbî ve ruhî meyilleri, gizli-açık hisleriyle insanı ele alıp yorumladığı, değerlendirdiği aynı anda, kâinatın en geniş daire ve en ücra köşelerinden bahisler açarak, bir anda insanın nazarını kâinattan insana, insandan da kâinat katmanlarına çevirir; kâh o koca kitabı mütalaaya sunar, kâh Ehadî bir tecellî ile dikkatleri insan üzerinde yoğunlaştırır.

O bazı âyetleriyle insanın ledünniyatından bahsedip dikkatleri o noktaya çektiği aynı anda bir de bakarsın nebülözler ve güneş sisteminden bahisler açarak bizi makro âlemin nâmütenâhîliklerinde gezdiriverir. Bu ona has bir üslûptur ve o bu üslubuyla varlığı her zaman bir bütün olarak nazara verir ve küllî bir irade ve kudretin hem dar hem de geniş dairede nasıl tecellî ettiğini birden gösterir. İşte bir örnek: Kur’ân bir âyette şöyle ferman eder:سَنُرِيهِمْ اٰيَاتِنَا فِي الْاٰفَاقِ وَفِۤي أَنْفُسِهِمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّهُ الْحَقُّ أَوَلَمْ يَكْفِ بِرَبِّكَ أَنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ “Biz onlara âfâkta (arz, sema ve kâinatlar) ve kendi nefislerinde âyetlerimizi göstereceğiz, nihayet onlar için (Kur’ân’ın) gerçek olduğu, apaçık belli olacaktır.”1

Cenâb-ı Hak, insanlara âyetlerini hem âfâkta hem de enfüste peyderpey, ceste ceste göstererek bir gün büyük çoğunluğa mutlaka “Hak” dedirtecektir. Bu “hak” Hak’tan gelmiş, hakikati neşretmiş, varlık gerçeğine tercüman olmuş Kur’ân’dır.

417