İçeriğe geç

İşte Kur’ân-ı Kerim, bütün bunlara işaret sadedinde şöyle buyurur: أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللّٰهَ يُزْجِي سَحَابًا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيْنَهُ ثُمَّ يَجْعَلُهُ رُكَامًا فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِه۪ وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَۤاءِ مِنْ جِبَالٍ فِيهَا مِنْ بَرَدٍ فَيُصِيبُ بِه۪ مَنْ يَشَۤاءُ وَيَصْرِفُهُ عَنْ مَنْ يَشَۤاءُ يَكَادُ سَنَا بَرْقِه۪ يَذْهَبُ بِالْأَبْصَارِ“Görmez misin ki, Allah, bulutları sürer, sonra onların arasını telif eder (birbirine geçirerek aralarındaki boşlukları doldurur), daha sonra onları birbiri üstüne yığar (sıkıştırır). Derken bunlar arasından yağmurun çıktığını görürsün. O, gökteki dağlar (gibi büyük bulut parçaların)dan da bir dolu indirir de onunla dilediğini vurur (ziyana uğratır), dilediğinden de onu uzak tutar. (Bu arada bulutların) şimşeğinin parıltısı da neredeyse gözleri alıverecek gibidir.”57

Âyetteki “telif etme”, mizaç farklılığında olan kimseler için kullanılan bir tabirdir. Dargın ve küs olan iki kimseyi bir araya getirme ve aralarını bulmaya da “telif etme” denir. Müellefe-i kulûb tabirindeki “müellefe” kelimesi de “telif” kökünden gelmektedir ki, buradaki telif-i kulûbden maksat, gönülleri İslâm’a karşı kin, nefret ve haset dolu olan kimselerin kalblerini İslâm’a ısındırma demektir. Bundan anlaşılan şudur ki, bulutlar arasında her zaman birbirini itme söz konusudur. Fakat Allah (celle celâluhu), bu itmeyi gidererek rüzgâr vasıtasıyla onların aralarını telif etmekte ve daha sonra da onları müterâkim birer cisim hâline getirmektedir.

رُكَام, dağlar cesametinde birikme demektir ki, rüzgârlar bulutları telif ede ede, onlar bu sayede dağlar cesametinde kesif kitleler hâline gelirler.

511