Gerçi âyet, umumî mânâda bu anlayışların hepsine işaret etse de, ondaki kelime ve lafızlar yerli yerinde takip edildiğinde, buradan kastedilen mânânın daha ziyade günümüzün anlayışına muvafık olduğu görülecektir. Daha önceleri küre-i arzın şekli hakkında isabetli tasvirler yapılmışsa da âyetler, bugünün fen ve teknik gelişmeleri ışığında daha iyi anlaşılmaktadır ve gelecekte de günümüzden daha da iyi anlaşılacağı düşünülmektedir.
“Geceyi gündüzün üstüne O dolayıp örtüyor; gündüzü de gecenin üstüne getirip doluyor.”,18“Gece de, onlar için bir âyet ve emirdir. Biz ondan gündüzü (hayvanın derisinin yüzülüp çıkarılması gibi) sıyırıp çıkarıyoruz.”19 gibi âyetlerin yanında وَالْأَرْضَ بَعْدَ ذٰلِكَ دَحَاهَا“Bundan sonra da Allah yeri (belli bir biçimde) yayıp döşedi.”20 ilâhî beyanı da değişik ipuçları verir mahiyettedir. Bu son âyetin yorumlanmasında arzın yuvarlaklığı üzerinde duran tefsirciler olduğu gibi, yuvarlaklığına rağmen tıpkı düz bir satıh gibi yaşamaya elverişli olduğunu anlayanların sayısı da az değildir. Asrımızın müfessirlerinden bazıları ise دَحَى kelimesinde, deve kuşu yumurtalarını bıraktığı yer anlamına gelen مَدْحَى’dan istidlalle, arzın deve kuşunun yumurtası şeklinde olduğu, yani daha sonraları kutuplardaki basıklaşma sonucu onun elipsileştiği hükmünü çıkarmışlardır.21
Bu tevcihlerin hepsinde belli bir hakikat payı olmakla beraber, yine de gerçeği yalnız Allah (celle celâluhu) bilir. Ancak ortada sabit bir husus varsa o da, yeni tespit ve izahların, Kur’ân’a muarız bir üslup içinde olmamaları; hatta her yeni keşif ve buluşun, tekvînî emirlere ve onun icmâlen ortaya koyduğu hükümlere daha da yaklaşmalarıdır ki, gerisi teferruat sayılır.
J. Ayın Işığının Alınması, Gece ve Gündüz Âyetleri
Dipnotlar
- 18 Zümer sûresi, 39/5.
- 19 Yâsîn sûresi, 36/37.
- 20 Nâziât sûresi, 79/30.
- 21 Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’ân Tefsiri 13/6577-6578.