İçeriğe geç

Bu süreç içinde açık bir kısım farklı merhaleler söz konusudur. Birinci merhale toprak, ikincisi, “tîn” kelimeleriyle ifade edilen özel çamur; üçüncüsü, insan iskeleti hâline getirilen siyah balçık mânâsına gelen “hame”; dördüncüsü, pişirilmiş, kurutulmuş çömlek benzeri “salsal”dır.. bunlar, belki vetire ve belki oluşum merhalelerini ima etmektedir ki, biz benzer bir sürecin anne karnında da yaşandığını görmekteyiz. Bu safhaların dört veya altı olması fark etmez; bunlardan bazılarının bazılarına ircaı her zaman mümkündür. Önemli olan, değişik mineralleriyle toprak bulamacının safha safha insan yaratılışına esas teşkil etmesidir.

Toprağın bir mineral veya protein çorbası hâline getirilmesinde elbette ki su da çok ehemmiyetli bir unsurdur. Böyle bir karışımı ifade sadedinde Kur’ân: “Kasem olsun Biz insanı süzülmüş bir çamur veya bir özden, hulâsadan yarattık.”90 âyeti ile insanın özünün çamur olduğunu vurgularken “Biz her canlı nesneyi sudan yarattık.”91 ifadesiyle de suyun hilkatteki ehemmiyetini vurgulamaktadır. Su ve toprağın ayrı ayrı muhtevalarıyla izdivacı ayrı bir merhaleyi teşkil etse gerek. Bundan sonra şekillenme ve bir sûrete ulaşma faslı gelir ki, Kur’ân buna da, “Andolsun Biz insanı bir kara çamur ve şekillenmiş bir balçıktan halkettik.”92 âyetiyle işaret eder. Bunu müteakip, tam bir düzenleme, iç ve dış dengeleri sağlama mertebesi söz konusudur ki, onu da Kur’ân-ı Kerim, “Ben onu düzenleyip insan şekline koyduğum ve ona ruhumdan üflediğim zaman derhal onun için (inkıyat) secdesine kapanın.”93 âyetiyle insanoğlunun, âdeta bir kıblenüma veya mihrap olduğunu hatırlatır.

553