c. Eşyanın Suretinin veya Kendisinin Nakli
Cenâb-ı Hak, bir başka âyet-i kerimede, eşyanın naklini şu şekilde ifade eder:
“Kitaptan (Allah tarafından verilmiş) erbab-ı ilimden bir zat (Hz. Süleyman’a): ‘Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm’ dedi.”100
Bu âyette, Hz. Süleyman’ın kendisinin bir mucizesi veya yine onun bir mucizesi olarak İbn Mesud’a göre Hızır’ın, İbn Abbas’a göre ise Hz. Süleyman’ın veziri Âsaf b. Berhıyâ’nın kerameti olarak Sebe melikesi Belkıs’ın tahtını göz açıp kapama gibi çok kısa bir zaman dilimi içinde ta Sebe’den Hz. Süleyman’a getirmesi anlatılmaktadır.101 İşte bu âyet –burada anlattığı gerçek mahfuz– gelecekte eşyanın suretinin veya kendisinin nakledilebileceği mevzuunda bir kısım ipuçları vermekte ve insanları bu mevzuda düşünüp araştırmaya sevk etmektedir.
Eşyanın aynıyla ve suretiyle nakledilmesinin yanında, suretleri sadece iki buuduyla nakleden televizyonların, hâlihazırdaki durumları itibarıyla çok geri sayıldıklarını söyleyebiliriz. Gelecekte belki daha çok buudlarda suret nakleden aletler icat edilecektir. Hatta bu âyet-i kerimeden teknik ve teknolojinin –günümüzdeki seviyesi itibarıyla imkânsız gibi görülse de– bir alıcı cihaz bulunmadan nakil meselesini gerçekleştirilebileceği üzerinde de durulabilir..
3. Hz. Mesih’in Mucizeleri
Dipnotlar
- 100 Neml sûresi, 27/40.
- 101 et-Taberî, Câmiu’l-beyân 19/163; İbn Ebî Hâtim, et-Tefsîr 9/2885.