Evet, Kur’ân’ın dili budur. O, bazen açıktan açığa, bazen işârî mânâlar ile, bazen de insanın bilmediği âlemler hakkında ciddî bir merak hissi uyararak, onu hep bilinmedik yeni ufuklara yönlendirir ve düşünceye sevk eder. Onda her şey vardır.. vardır ama “teferruatıyla vardır” diyenlerin mübalağa etmiş olmalarına karşılık, işaret, hedef ve icmâllerini görmezlikten gelenler de ona karşı kör sayılırlar.
Aynı âyetin devamında aya da işaret edilerek onun da hareket edip yol aldığı şu ifadelerle vurgulanmaktadır: وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ حَتّٰى عَادَ كَالْعُرْجُونِ الْقَدِيمِ“Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o, eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner.”9
Evet, ay da kendisi için takdir edilen menziller içinde yol alır. O, kendi ekseninde hareket ettiği aynı anda, dünyanın etrafındaki yörüngesinde de yoluna devam eder. Bu iki dönüş süresi 27 1/3 gün olup iki hareketin de müddeti aynıdır. Ancak o, dünya çevresindeki yörüngesinde dönerken, güneşten alarak dünyaya yansıttığı ışıkların miktarı her zaman değişir. Bundan dolayı o, bazen kurumuş hurma yaprağı şeklini veya âyetteki ifadesiyle “urcûn” hâlini, yani hurma salkımının eğri olan dip kısmının şeklini alır.
Dipnotlar
- 9 Yâsîn sûresi, 36/39.