Ayrıca anatomik olarak الصُّلْبِ tabirinden omurganın sağlam ve birbiriyle kaynaşmış olan sağrı bölgesi, التَّرَۤائِبِ tabirinden de göğüs omurları anlaşılabilir. “(O su) bel kemiği ile göğüs kemikleri arasından çıkar.” ifadesi oldukça dikkat çekicidir. Zira bu ifadeden o suyun (meninin) atılmasının sağrı ve göğüs kemikleri arasında kalan lumbar (bel) bölge omurları arasından çıkan sinirlerin bulunduğu merkezlerde başlatılan tenbihlerden kaynaklandığı anlatılmaktadır. Nitekim son anatomik tespitler meniyi fırlatma merkezi ile ilgili sinirlerin 10. göğüs omuru ile 2. bel omuru arasındaki (T10-L2) omurilik bölgesinde bulunduğunu göstermektedir.81
Meninin üretildiği yer husyeler (testis) ve yardımcı bezler çok aşağıda olmasına rağmen, spermlerin atılması için gerekli sinir uyartı merkezlerinin bu şekilde belirtilmesi çok veciz bir ifade tarzıdır. Daha eski bilgilere dayanarak meninin omurların içinde bulunan ve iliklerde üretilen kandan yapıldığını anlayanlar da olmuştur; fakat kan sadece omurgaya ait kemiklerde değil, diğer birçok kemikte de yapıldığından ve kan sadece sperm üretimi için gerekli gıda dışında bütün vücut hücrelerinin gıdasını da taşıyan bir unsur olduğundan, “sulb ve terâib”den çıkanın kan değil de sinir olduğu ve bu sinirlerin de hususî olarak bu işe tahsis edilmesi Kur’ân’ın mucizevî yönüne daha uygun düşmektedir.
Durum bu şekliyle tespit edilip ortaya konunca, Kur’ân âyetlerini olumsuz şekilde kritik etmeye yeltenenlerin hem acelecilikleri hem de önyargılı oldukları apaçık ortaya çıkmaktadır.
7. Canlılarda Sütün Meydana Gelişi
Dipnotlar
- 81 Bkz.: Arslan Mayda, “Kur’ân’dan Bir Hakikat Daha: Sırt Omuriliği-Üreme Bağlantısı”, Sızıntı Dergisi, Şubat 2003, sayı: 289, s.13-15.