İçeriğe geç

İfade yönüyle câmiiyete sahip olan başka bir âyet de dünyanın titreyişini ve kıyametini anlatan Nâziât sûresindeki şu âyetleridir: يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُ تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُ“O gün o zelzele sarsar. Ardından bir başkası geliverir.”54 âyet-i kerimesinde geçen الرَّاجِفَةُ kelimesi, “daima titreyen” demektir. O gün gelecek ve yer-gök sarsılacaktır. Burada الرَّاجِفَةُ kelimesinin ism-i fâil kalıbında gelmesi şöyle bir edebî nükteyi ifade etmektedir:

Âyet-i kerimede âdeta, “Dünya, ayağınızın altında her an titreyip durmakta ve bu titremesiyle sabit olmadığını göstermektedir… Evet, titreyip duran böyle bir şeye istinat edilemez. Zira o, bir gün gelip tam titreyecek ve sırtında taşıdıklarını da fırlatıp atacaktır. Onun titremesine baktığınız zaman siz de titreyeceksiniz; gözleriniz dönecek ve kalbleriniz yerinden çıkacak hâle gelecektir. Bu sebeple siz şimdiden, yıkılıp gitmeyen, her şeyi elinde tutan, titreme ve sarsılmayı yaratıp emrine âmâde kılan ezel ve ebed sultanı Cenâb-ı Hakk’a itimat edip O’na dayanın ki, sizi hiçbir zaman titremeyen ve hep sabit kalan bir selâmet yurduna eriştirsin.” mazmunu işaretlenmektedir.

“Ardından bir başkası geliverir.” Evet arkasından bir de الرَّادِفَةُ gelir. الرَّادِفَةُ, insanın ata bindikten sonra arkasına aldığı şeye veya arkaya almaya denir. Kıyamet hâdisesi ile yer, iyiden iyiye sarsılır. Fakat onun ardından daha korkunç bir sarsılma olur ki, yürekler ağızlara gelir. Ondan sonra da kıyamet kopar.

504