Daha sonraları ise, Belçikalı bir matematikçi olan rahip Lemaitre, bu işin matematik açısından hesabını yapmış ve Dr. Hubble’ın tezine katıldığını duyurmuştu. Büyük patlama (Big Bang) ismi verilen bu teoriye göre galaksiler birbirlerinden uzaklaşmakta, uzay tıpkı bir balon gibi şişmekte ve kâinat dev boyutlarıyla irileşip büyümekteydi. Bu şekilde galaktik sistemlerin birbirlerinden uzaklaşmalarının keşfedilmesi, ilim tarihinde en çarpıcı başarılardan biri olarak yerini alıyordu.
Galaksilerin birbirlerinden uzaklaşmalarının ölçü ve hesabındaki katsayıya “Hubble sabiti” denmektedir. Bu ölçeğe göre aralarında bir milyon ışık yılı uzaklığı bulunan herhangi iki galaksi, birbirlerinden saniyede 20 km hızla uzaklaşmaktadırlar. Eğer bu iki galaksi arasındaki uzaklık, bin katına çıkarsa, bunların birbirlerinden uzaklaşma hızları da bin misli artacaktır. Aynı ölçüleri bizden 10 milyar ışık yılı uzaklıktaki bir galaksiye uygulayacak olursak, bu galaksinin saniyede 200 bin km hızla bizden uzaklaştığı, yani o noktada bir genişlemenin var olduğu söz konusudur ki, bu müthiş sürat, ışık hızının üçte ikisi kadardır.
Bu âyet nazil olduğu zaman bu mevzuda söylenen sözler ve verilen misaller kavranamadığından tabiî olarak tenkit edilebilirdi. Ancak müspet bilimin henüz bazı şeyleri hecelemeye çalıştığı bir dönemde, Kur’ân’ın gayet sade ve vak’anın raporu türünden, “Biz (semayı) elbette genişletmekteyiz.” diyerek dünkü insanlardan daha çok, bugünün insanlarına meydan okurcasına böyle bir beyanı, üzerinde ciddî ciddî durulmalıdır.