Uranyum 238 atomu bir alfa parçacığı neşrederek proton sayısını 92’den 90’a, nötron sayısını da 146’dan 144’e düşürür. 90 protona 144 nötron biraz fazladır. Uranyum bu defa bir beta parçacığı neşreder ve proton sayısını artırır. Böylece yeni bir element olarak 91 numaralı sırada yerini alır. Bu işlem böyle devam eder ve nihayet uranyum 82 numarada karar kılar. Lorentz’e göre atomun çekirdeği ile elektronların arasındaki mesafe ve münasebet, güneş manzumesinin bir minyatürü gibi âdeta bir güneş sistemini andırmaktadır.
Bir kısım kürelerin güneşin etrafında peykler hâlinde mütemadiyen dönmeleri gibi elektronlar da atom çekirdeğinin etrafında hareket etmekte ve dönmektedirler. Elektronların hareketi, çekirdeğe olan uzaklıklarına göre değişir. Elektronların çekirdekten uzaklıkları, 1 mm’nin milyonda biri kadardır. Böylece saniyedeki hızları 1000 km ile 15 bin km arasında değişen elektronlar, çekirdek etrafındaki minicik yollarında saniyede milyarlarca defa tur atarlar. O kadar ki onlar, güneş etrafında dönen gezegenlerden farklı olarak bir bulut manzarası arz ederler ve bu bulut içinde her an, herhangi bir yerde bulunma vasfı gösterirler.
Elektronlar, çekirdeğin etrafında hızlı dönüşleriyle onu korumaktadırlar. Eğer bir tren, elektron hızıyla yol alabilseydi, bir saniye içinde İstanbul’dan Erzurum’a birkaç kez gidip gelebilecekti. İşte elektronların bu yüksek hızından dolayı atomların içi dolu gibi gözükmektedir. Maddenin içi dolu gibi gözüktüğü hâlde aslında boş olduğunu ilk defa keşfedip kitabına yazan büyük İslâm âlimi İmam Rabbânî Hazretleri’dir.Elektronların çekirdeğin etrafında dönmeleri esnasında âdeta çepeçevre her şeyi saran tayfunlar, hortumlar ve fırtınalar meydana gelmektedir. Ama bütün bunlar, insanlar tarafından duyulmamaktadır.