İçeriğe geç

Bu nazariye, ilk bakışta akıl ve mantığa uygun gelebilir. Zira Allah (celle celâluhu) isterse bir kuyruklu yıldızı güneşe çarptırır, sonra ondan damlacıklar hâsıl eder ve o damlacıklar ani’l-merkez (merkezkaç) bir hareketle ondan uzaklaşır, ile’l-merkez (merkezçek) esasına göre de onun etrafında dönmeye başlarlar. Ve böylece küreler ve peykler bugünkü konumlarıyla ortaya çıkar. Buffon’un bu nazariyesi matematiksel bir değer olarak ispat edilemediği gibi bir hayli tenkit de görmüştür.

Bu meseleye biraz daha çeki düzen verip daha bir sistemleştiren kişi ise Alman filozofu Kant’tır. Ona göre, güneşe herhangi bir kuyruklu yıldız çarpmamıştır. Güneş, müthiş bir gaz yığını hâlinde kendi yörüngesinde hareket ederken birdenbire hareketinde bir hızlanma olmuş, bu hareket şiddetlendiğinde de bu koca gaz yığını hızla soğumaya başlamış ve bu soğuma neticesinde güneşten bir kısım parçalar kopmuştur ki, kopan bu parçalar, bir taraftan “ani’l-merkez” diğer yandan “ile’l-merkez” hareketlere bağlı olarak güneşin etrafında dönmeye başlamış ve böylece güneş sistemi teşekkül etmiştir. Her ne kadar Kant, bir matematikçi olmasa da onun bu görüşleri ilim dünyasında bir hayli zaman hüsnükabul görmüştür.

469