İçeriğe geç

Daha önce de ifade edildiği gibi Kur’ân-ı Kerim, dikkatlice tetkik edildiğinde onun hiçbir sûre ve âyetinin ilmî hakikatlere zıt ve ters bir yanı olmadığını hemen herkes anlayabilir. Hatta o, icmâlen ve vak’ayı rapor şeklinde de olsa, insanoğlunun çok sonraları keşfedip ortaya koyduğu hakikatleri asırlar öncesinden haber verdiği görülür.

Bu cümleden olarak onun bir âyetinde şöyle buyrulur:وَإِنَّ لَكُمْ فِي الْأَنْعَامِ لَعِبْرَةً نُسْقِيكُمْ مِمَّا فِي بُطُونِه۪ مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَبَنًا خَالِصًا سَۤائِغًا لِلشَّارِبِينَ “Kuşkusuz sizin için hayvanlarda da alınacak ibretler vardır. Zira size, onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından (gelen) ve içenlerin boğazından kolayca letafetle geçen hâlis bir süt içiriyoruz.”82

Burada her şeyden evvel Kur’ân, “Kuşkusuz sizin için hayvanlardan da alınacak ibretler vardır.” diyerek hayvanlar âlemi itibarıyla Allah’ın varlığına ve birliğine işaret eden delillere dikkati çekiyor. Bu deliller ki hemen herkesin anlayacağı şekilde, açık ve vâzıhtır. Yani hem halkın hem de uzman ilim adamlarının anlayabileceği bir üslûpla anlatılmaktadır. Evet, pek çok hayvan türü, ot, yem, saman ve su gibi gıdalarla beslenerek, insanlar için birer protein kaynağı olan et, süt ve yumurta gibi nimetleri onlara sunmaktadırlar ki, avam-havas hemen herkes bunu rahatlıkla anlayabilir. İşte bütün bu nimetlerin hayvanlar vasıtasıyla bu şekilde bizlere lütfedilmesi, Allah’ın varlığına ve birliğine apaçık bir delildir.

İkinci olarak, “Zira size, onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından (gelen), içenlerin boğazından kolayca rahatsız etmeden geçen hâlis bir süt içiriyoruz.” şeklinde ferman ederek, sütün, ilk defasında “fışkı”dan ikinci defasında ise “kan”dan ayrılarak hâlis, tertemiz, içenleri rahatsız etmeyecek ve onlar için önemli bir besin kaynağı haline geldiği hatırlatılmaktadır.

540