İçeriğe geç

Kant ve Laplace’ın nazariyelerini daha ilmî bir kritiğe tâbi tutan kişi, büyük astronom Sir James Jeans olmuştur. O da kendi fikirlerini delilleriyle ortaya koymuş ve bugün dahi nazariyesi hâkim olan aslen Danimarkalı, Fransız Fen Akademisi üyesi, kozmogoni bilgini Bohr’a kadar ilim dünyası onun fikirleriyle uğraşmıştır. Bohr’a göre başlangıçta mekânın her tarafı gaz ve buhar gibi duman hâlindedir. Atom parçacıkları yavaş yavaş bir araya gelerek kütleleri oluşturmuşlardır. Meydana gelen her kütle, merkezçek durumuyla etrafındakileri çekmiş ve bu kütleler, yavaş yavaş büyümeye başlamışlardır. Başlangıçta böyle olduğu gibi daha sonra da bu parçalanma ve kütleleşme mütemadiyen sürüp gitmiştir. Kâinatta daima atomik parçalanmalar ve çözülmeler olmaktadır ve olacaktır da. Yani sürekli atomlar, bir araya gelerek yeni terkipler ve yeni kütleler oluşturacaklardır. Bir mânâda ömürlerini tamamlayan güneşler, parçalanarak iyonlaşmaya doğru giderken beri tarafta, atomaltı parçacıklar, atomlar derken moleküller toparlanacak ve yine büyük büyük kütleleri meydana getireceklerdir. Ve bu durum da Allah’ın dilediği sürece devam edip gidecektir. Einstein da, bilemediğimiz bir sırla mekânın meçhul bir noktasında yeni yeni kâinatların yaratıldığından söz etmektedir ki bu faraziyeyi ifade ediyor gibidir.

471