İçeriğe geç

Allah (celle celâluhu), bu âyet-i kerimede çok kolaylıkla cereyan eden şeyler üzerine yemin etmektedir. Yani makro âlemde rahatlıkla akıp giden rüzgârlara, gemilere, feza-i ıtlaktaki büyük gezegen ve sistemlere; mikro âlemde ise nötronlar ve elektronlara…

4. Kâinatta Her Şey Bir Nizam ve Ölçüye Tâbidir

Bütün kâinatta her şey, Allah’ın vaz’ettiği kanunlar çerçevesinde bir nizam ve ölçü içindedir. İnsanlar, kendi iradeleriyle bu kanunları, dolayısıyla da hayat şartlarını karıştırıp bozmasa idiler, bu kâinat sarayı ve arz meşheri olabildiğine temiz, nezih ve fevkalâde bir âhenk içinde olacaktı. Evet kâinatta, zerrelerden sistemlere kadar canlı-cansız, şuurlu-şuursuz her varlığa, harikulâde işler yaptırılmaktadır. Zerreler, belli bir sürat içinde ve fevkalâde bir âhenkle faaliyetini sürdürmekte ve Allah’ın onlar için vaz’ettiği kanunlar çerçevesinde bütün hareket ve faaliyetlerini bir nizam ve ölçü ile sürdürmektedirler.

Şimdi bir meyveyi ağzımıza aldığımızı düşünelim; ağızdaki tat alma hücreleri ile o meyve arasında öylesine ciddî bir muvazenenin olduğu görülecektir ki dahası olamaz. Kudret eli, muhit ilmiyle insanın ağzıyla meyve arasında bir kısım münasebetler vaz’etmiş ve tükürük bezleri, mide, bağırsak, böbrek, karaciğer vb. gibi vücuttaki umumî uzuvların çalışma durumlarını bu münasebetlere bağlamıştır. İnsanın ağzının hücre yapısında vazife gören zerreler ile meyvenin hücresinde vazife gören zerreler aynıdır.

529