Bu âyet-i kerimede daha önce de işaret edildiği gibi “جَوِّ السَّمَۤاءِ – göğün boşluğu” ifadesiyle “kuşların belli bir tabakada uçtuklarının” gaybî bir şekilde haber verilmesi fevkalâde dikkat çekicidir. Pek çok Müslümanın bu âyete, gerektiği ölçüde derince baktığını zannetmiyorum. İhtimal biz, bizi kuşatan atmosfer ve biyosferin alt ve üst katmanlarının hep bir olduğunu zannetmişizdir. Oysa mesele iyiden iyiye ve derinlemesine araştırılıp incelendiğinde, atmosferin birbirinden farklı tabakalarının olduğu ve bu tabakaların ayrı ayrı hususiyetleri haiz bulunduğu ortaya çıkacaktır. Farklı ısı dağılımlarıyla karakterize edilen bu tabakalar şunlardır: 1. Troposfer. (Biyosfer, bu tabakaya dahildir.) 2. Stratosfer. 3. İyonosfer. 4. Exosfer.
Yukarıda zikredilen Nahl sûresinin 79. âyet-i kerimesinde “imsak” tabiri kullanılmıştır. “İmsak” kelimesi, if’al babından olup cevvi’s-semanın daha evvel Allah (celle celâluhu) tarafından tanzim edilerek, kuşların uçmasına müsait bir hâle getirilmiş olduğuna işaret etmektedir. Binaenaleyh onların orada uçmasına fırsat veren yine bir nizam-ı ilâhî ve kanun-u ilâhîdir. Kuşların gökyüzünde bir uçuş alanları vardır. Bu saha, canlıların içinde gezip tozabilecekleri bir sahadır. Bu saha dışına çıkıldığında o âhenk ve düzenin canlıların aleyhine bozulması mukadderdir.