İçeriğe geç

Günümüzde, bir kısım çevrelerin tesiriyle tek yönlü yetişmeye bağlı kalmış bazı gafil kimseler, iki-üç asırlık çöküş ve durgunluğumuzu İslâm’a yüklemeye çalışmaktadırlar. Buna mukabil ayrı bir kesim de, “ötekiler” dediği cepheye küfretmeyi mârifet saymakta ve âdeta topyekün buluşma, uzlaşma noktalarını bir kavga zeminine çevirmektedir. Bir başka grup ise her fırsatta kendi kusur ve ihmallerini görmezlikten gelerek, ecdadın ortaya koyduğu her şeyi tenkit etmeyi mârifet saymaktadır. Vâkıa, diyanetin içine bir kısım hurafelerin sızdığı ve bunların Kur’ân’a ve İslâm’a gölge düşürdüğü doğrudur. Ancak bütün bunların yanında o dönem itibarıyla çok ciddî çalışma ve gayretlerin bulunduğu da bir gerçektir; vakıa bugün de pek çok güzel şeyler yapılmaktadır ki bunları görmezlikten gelmek de bir nankörlüktür.

Biz millet olarak dünden bugüne Kur’ân’ı yorumlarken her zaman Asr-ı Saadet duruluğunu muhafaza etmiş ve daha bin sene önceden ilim ve teknikle ilgili olup da ancak şimdilerde anlaşılabilen bir kısım izah ve yorumlar ortaya koyabilmiş, dahiler yetiştirmiş bir toplumuz. Az da olsa, bu hususlara daha önceki mevzularda yer yer temas etmiştim. Ama ne acıdır ki, kendi milletine ve geçmişine küfretmeyi huy hâline getirmiş bazı hasta ruhlar, bu hususları bir türlü kabul etmek istememekte ve bazı gerçekleri görmezlikten gelmektedir.

436