İçeriğe geç

Şeytan, insanın cibillî düşmanıdır ve insanı takva libâsından etmek için elinden gelen her şeyi yapar. Bu ise insanın Allah’tan uzaklaşması demektir. Herhâlde bir insanın bu hâle düşmesi, şeytanı sevince boğar. Kur’ân, bu mevzuda bizi uyarır ve dikkatli olmaya çağırır:

“Ey âdemoğulları! Şeytan ana-babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak Cennet’ten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belâya düşürmesin. Çünkü o ve tayfası, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz Biz, şeytanları inanmayanların dostları yaptık.”133

Şeytan durmadan sizin ayıp ve kusurlarınızla uğraşır ve hakkınızda ne planlar ne planlar çevirir. Ve tabiî en başta sizi takvadan uzaklaştırır. O sizi şehvetle vurduğu zaman yolların en kestirmesini bulmuş demektir. Zira şehvet, iradeyi gevşeten ve insanı şeytanın oyuncağı yapan en tehlikeli bir silahtır. O size daha pek çok hileyle yaklaşır ama siz bunları sezemezsiniz. Çünkü o sizi, sizin onu görmediğiniz yerlerden, yani size ait boşluklardan temâşâ eder.

Siz onun tayfasını da göremezsiniz; çünkü o ve kabilesi, sizin göremeyeceğiniz tabyalarda mevzilenmişlerdir. Hiç beklenmedik bir anda sızar gelir ve sizi kalblerinizden vururlar. Ayrıca âyette “Biz, şeytanları inanmayanların dostları yaptık.”134buyrulmaktadır ki, insan, inancı nispetinde şeytana buğzeder ve ona karşı tavır alır. İnanç azaldıkça da şeytanla dostluk bağları kuvvet kazanır.

Öyle ise ey inananlar! Sakın şeytana kanmayın ve onun oyunlarına aldanmayın. Ortada kurtuluşa taşıyan bir sefine-i Nuh var; bu sefine, imandır, Rabb’e bağlılıktır. Ona binin ve şeytanî tayfların, şeytanî dalgaların sizi sizden uzaklaştırmasına meydan vermeyin! Zira onun dalgaları araya girerse kurtulamaz ve “Bugün kurtulan yoktur.”135 âyetinin şümulüne dahil olursunuz.

300