İçeriğe geç

Bazen onların bir bakışı batırır bizi; bazen bir lokma, bir söz, bir işaret ve bir başka pozisyon. Bir “dane”de yıkılıp giden nice selvi boylar, nice Herkül endamlar vardır. Onun için insan, daima ihtiyatlı davranmalı ve tetikte olmalıdır. Zira şeytan, insanın içine girip her zaman onu avlamak için hep tarassut hâlinde ve fırsat kollamaktadır.

Ayrıca, cinlerin temessülünü de anlatan pek çok âyet ve hadis-i şerif vardır.. ve bunların temessül keyfiyetleri de çeşit çeşittir. Bazen bir insan, bazen de herhangi bir hayvan şeklinde görülebilirler.

Bazı müfessirler, zikrettiğimiz âyete dayanarak cinlerin asla görülemeyeceğini söylerlerse de cinler yapıları latîf olmaları sebebiyle tıpkı melekler gibi temessül edebilirler. Bu açıdan cinlerin aslî hüviyetlerini olmasa bile, temessül etmiş hâllerini her zaman görmemiz mümkün ve de vâkidir.

b. Cin Şuurlu Bir Kanundur

Cin, ruh nev’indendir ve şuurlu bir kanundur; kütleler ve küreler arasındaki cazibe (çekim) kanunu gibi bir kanun… Bu kanunla güneş, dünyayı etrafında döndürüyor. Dünya da elektronların dönüşü gibi onun çevresinde dönüyor. Dünya, güneş etrafında dönerken, güneş tarafından çekiliyor. Bu ile’l-merkez (merkezçek) çekime karşılık, bir de ani’l-merkez (merkezkaç) kuvveti var. İşte bütün bunlar birer kanundur; izafî, itibarî değerleri olan kanunlar…

Şimdi, “Ortada hiçbir şey yok; yani o da kütle, bu da kütle; biri diğerinin etrafında dönmekte vs.” deseniz, demagoji yapmış olursunuz. Evet, şayet ortada bir şey yoksa, bu durum nasıl izah edilecek? Bu ister Nevton’a göre câzibe, ister Einstein’e göre hayyiz olsun, netice değişmez.

217