İçeriğe geç

Bir başka defasında Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), sokakta bir güvercin arkasından koşup duran birisini görür ve şöyle buyurur: “Bir şeytan, diğer bir şeytanın peşine düşmüş!..”100

İşte bunlar gibi daha pek çok rivayetlerde Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bazı şahıslara, hatta daha başka varlıklara bazı hareketlerinden dolayı, doğrudan doğruya “Şeytan” demiştir.

Yukarıda da temas edildiği gibi, aslında her iki mânâ arasında neticeye tesir edecek ciddî bir ayrılık yoktur. Zira birinci görüşte olanlar, kalb ve kalıbı birden ifade ile insana şeytan derken, ikinci mânâyı tercih edenler, kalb ile kalıbı birbirinden ayırmış ve “Kalıbıyla insan, fakat kalbiyle şeytan.” demek istemişlerdir. Bunu destekleyen bir rivayet de vardır:

Huzeyfe (radıyallâhu anh) anlatıyor: Bir gün Allah Resûlü’ne, “Yâ Resûlallah! Bizler şer içindeydik, Cenâb-ı Hak bizlere hayır ihsan etti ve şimdi hayır içinde bulunuyoruz. Acaba bu hayırdan sonra tekrar şer gelecek mi?” diye sordum. Allah Resûlü de: “Evet.” dedi. Ben de: “Acaba o şerden sonra tekrar hayır olacak mı?” diye sordum, yine “Evet.” dedi. Ben: “Peki bu hayırdan sonra tekrar şer gelecek mi?” diye sordum, yine “Evet.” dedi. Bunun üzerine ben, “O nasıl olacak?” deyince Allah Resûlü de:

“Benden sonra bir kısım devlet adamları gelecek ki, benim yolumu ve benim Sünnetimi takip etmeyecekler. Hatta onlardan öyleleri idareye vaziyet edecek ki, beden ve cesetleri insan cesedi ama, içlerinde taşıdıkları kalb, şeytan kalbi!..” cevabını verdi. Allah Resûlü’nün bu izahı üzerine, “O zaman ben nasıl hareket edeyim?” diye sorunca da: “Dinle ve itaat et! Sırtına vurulsa, malın elinden alınsa, yine dinle ve itaat et!..” buyurdu.101

277