Bu sebepledir ki, yine Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: “Her doğan çocuğa şeytan mutlaka temas eder. Ancak Meryem ve Hz. İsa bundan müstesnadır.”129 Buhârî ve Müslim gibi hadis kitaplarının şârihleri bu hadis üzerinde uzunca durmuşlar ve “Hz. Mesih’e temas etmeyen şeytan, acaba Efendimiz’e temas etmiş olabilir mi?” sorusuna cevap aramışlardır.130
Bence meseleyi bir mukayese üslûbuyla ele almaya gerek yoktur. Elbette Efendimiz’e şeytan temas edememiş veya etmemiştir. Ancak bu mevzuda Hz. Mesih’in bir hususiyeti vardır. O, Cibril’in nefhası ile yaratılmıştır. Bu sebeple de şeytan ona hiçbir suretle dokunamamıştır. Kur’ân’da bu hususiyet ele alınarak şöyle anlatılır:
“İmrân’ın karısı demiştir ki: ‘Rabbim, karnımda bulunanı (bütün kayıtlardan âzâde) tam hür olarak Sana adadım, benden kabul buyur. Şüphesiz Sen işiten ve bilensin.’ Onu doğurunca –Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- şöyle dedi: ‘Rabbim, onu kız doğurdum. Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu, kovulmuş şeytanın şerrinden Sana ısmarlıyorum.’ Rabbi onu en güzel bir şekilde kabul buyurdu.”131
İmrân’ın hanımının yaptığı dua ve bu duanın kabul olması, Hz. Meryem’in ve Hz. Mesih’in, şeytanın temasından korunmasına bir vesile teşkil etmiş. Ve şeytan, Hz. Mesih’e ömrünün hiçbir döneminde dokunamamıştır.
Dipnotlar
- 129 Buhârî, enbiyâ 44; bed’ü’l-halk 11; Müslim, fezâil 147.
- 130 İbn Hacer, Fethu’l-bârî 6/541, 542; Nevevî, Şerhu Sahih-i Müslim 15/128, 129.
- 131 Âl-i İmrân sûresi, 3/35-37.