İçeriğe geç

– Bütün murdar şeyleri. (Hem yiyecek, hem de sana tâbi olanlara yedireceksin. Besmelesiz etler, murdar tavuklar, doğrudan doğruya eti haram kılınmış hayvanlar, helâl-haram demeden çeşitli spekülasyonlarla kazanılan ticarî gelirler, faizler, rüşvetler…)

– Ben ne içeceğim?

– Sekir (sarhoşluk) veren her şeyi. (Şarap içeceksin veya şarabın adını değiştirecek, ona başka bir isim bulacak ve onu içeceksin. ‘Alkolsüz bira’ diyecek ve su yerine onu içeceksin. Diğer taraftan yeni yeni uyuşturucular icat edecek ve onları kullanacaksın. Afyon, morfin, kokain, kafein… vb. İşte sen bunları içeceksin.)

– Benim yurdum neresi?

– Hamamlar. (Çırılçıplak, hayâ ve edepten mahrum yıkanılan yerler, saunalar, plajlar…)

– Benim meclisim neresi?

– Çarşılar, pazarlar, sokaklar.

– Benim münadim kimdir?

– Davullar, zurnalar ve ruhî heyecan uyarmayan her şey.

– Benim silahım nedir?

– Fuhşiyat.92

Evet, şeytan huzurdan kovulunca bunları soruyor ve ona Cenâb-ı Hak’tan bu cevaplar geliyor.

Madde madde bu hususları izaha gerek var mı bilemiyorum? Dünyanın hâline ve hâssaten İslâm âleminin yürekler acısı vaziyetine bakıldığında Katade b. Diame’nin naklettiği bu sözlerin haklılık derecesi daha iyi anlaşılacaktır. Bunun için isterseniz gözümüzün önünden film şeridi gibi Müslümanların utandırıcı hâllerini geçirebilirsiniz.. geçirin ve düşünün, cin ve şeytanların, günah menfezlerinden ta nerelere kadar girdiğini anlamaya çalışın!. Sonra bir de yüzünüzü Batı dünyasına çevirin. İnsanların ekseriyetinin ruhen dengesiz olduklarına bakın. İntihar olaylarının her geçen gün nasıl korkunç buudlara ulaştığını görün.. görün ve ürperin.

271