Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), bir sefer dönüşü -bir defaya mahsus olmak üzere- yorgunluktan uyanamayıp sabah namazı kazaya kalınca, “Burayı derhal terk edin; şeytan burada hâkimiyet kurmuş!”124 şeklinde ikazda bulunmuştu. Evet, her zaman şeytanın manyetik alanına karşı dikkatli olunmalı ve şayet bilmeyerek içine girilmişse, çarçabuk oradan uzaklaşılmalıdır. Gaflet ve dikkatsizlik, şeytan ve şeytanî şeylere birer hüsnü istikbalse, evrâd ü ezkâr, Allah’ı ilan ve O’nunla irtibatlanma bütün şer kuvvetlere karşı bir müdafaa, hatta bir taarruzdur.
Burada, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) şeytanın ezan sesinden nasıl kaçtığını ifade eden hadislerini hatırlatıp geçelim.125 Demek ki, onun, ezana ve ezanın ihtiva ettiği mânâlara tahammülü yok. Öyle ise, şeytan vesveselerle taarruza geçtikçe, biz de Allah ve Resûlü’yle irtibatımızı daha da kuvvetlendirmeli ve hep lâhûtî hatıralara dalmalıyız ki, şeytanî buuda yer kalmasın.
Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) Miraç yolculuğunu hatırlamanın vesveseyi, hususiyle namazda akla gelenleri, hatta esnemeyi bıçak gibi kestiği ve keseceği söylenir ki, bu mesele sahih sünnette olmasa bile üzerinde durmaya değer. Keza bir yerde, sol tarafınıza atacağınız üç tükürük, bir de bakarsınız onun geldiği sisli perdeyi yırtıverir. Şeytanın harama teşvik adına gelen vesveselerine karşı bazen yumruğu sıkıp meydan okuma, bazen de hafife alma mânâsına tebessüm edip geçme, onun manyetik alanına karşı gerilimde bulunma ifadesi sayılabilir.
Bir genç arkadaşımıza şöyle dediğimi hatırlıyorum:
Dipnotlar
- 124 Müslim, mesâcid 309; Ebû Dâvûd, salât 11; Tirmizî, tefsir (20) 1; İbn Mâce, salât 10; Muvatta, salât 25.
- 125 Bkz.: Buhârî, ezan 4; amel fı’s-salât 18; sehv 6; bed’ü’I-halk 11; Müslim, salât 19; mesâcid 83; Ebû Dâvûd, salât 31; Muvatta, nidâ 6; Nesâî, ezan 30.