Hz. Âdem (aleyhisselâm), daha toprak ile su arasında iken, Esmâ-i İlâhiyenin cilvelerine âyinedarlıkta bulunan cinlerdi ve bizim gibi sorumlulukları vardı. Bu sebepledir ki melekler, insanın halife kılınacağını duydukları zaman: “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birisini mi halife kılacaksın?”9 demişlerdi. Zira cinler, bu mevzuda bir misal teşkil ediyordu ve insan da bir mânâda bunlarla aynı tabiatı paylaşıyordu.
Cinler, yeryüzünde bozgunculuk yapmış ve kan dökmüşlerdi. Öyle ise, yeni halife olacak insan da aynı şeyleri yapabilirdi. Melekler doğru söylüyorlardı; zira beşer fıtratı, peygamberlerin getirdiği nurla kendini bulmaz ve ona göre tabiatını şekillendirmezse, hemen anarşiye meyledebilir, kan döker ve değişik haksızlıklar irtikâp edebilirdi. Nitekim daha sonra meydana gelen binlerce hâdise, bir mânâda meleklerin endişelerini doğrular mahiyette cereyan etmişti.
Tabiî bu arada, aynı beşer içinde, kendisini ve Rabbini bilen, fıtratını vahiy ile şekillendiren ve tam anlamıyla halifeliği temsil edenler de az değildi. Meleklerin o anda bilemedikleri ve perde arkasına muttali olamadıkları husus da meselenin işte bu yönüydü ki, Cenâb-ı Hak meleklere: “Ben sizin bilmediğinizi bilirim.”10 ikazında bulunmuştu. Bu ikazla da melekler, hemen kendilerine gelmiş ve: “Sen yücesin. Bizim, Senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz Sen Alîm’sin, Hakîm’sin.”11 demişlerdir ki, bu onlar için bir tevbe ve yenilenme demekti.
Cinlerin mevcudiyetini ve karakterlerini dolaylı yoldan anlatan meleklerin ifadelerinden de anlıyoruz ki cinler, daha insanlar yokken yaratılmışlar, yeryüzünde bozgunculuk yaparak kan dökmüş ve anarşinin temelini atmışlardı.
3. CİNLERİN MAHİYETİ
a. Cinler Hâlis Ateşten Yaratılmışlardır
Dipnotlar
- 9 Bakara sûresi, 2/30.
- 10 Bakara sûresi, 2/30.
- 11 Bakara sûresi, 2/32.