İçeriğe geç

Cinler de aynen insanlar gibi kulluk için yaratılmışlardır. Nitekim bir âyet-i kerimede Allah Teâlâ: “Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.”14 buyurmaktadır. “Cin” kelimesinin “ins”den önce zikredilmesi de cinlerin insanlardan önce yaratıldığına dair bir işaret olabilir. Onlarda da “mârifet-i ilâhiye” şuuru vardır. Zira kulluk ancak böyle bir şuurla olur.

Yukarıda da görüldüğü gibi bu ve benzeri âyetler, cin ile insanı beraber ele almaktadır. Evet, cinler de aynen insanlar gibi Allah’a muhatap olan iradeli varlıklardır. Onlara da emir ve nehiyleri ihtiva eden ilâhî mesajlar gelmiştir. Dolayısıyla onlar da bu mesajlara karşı mesul ve mükelleftirler.. onlar da yaptıkları iyi şeylerin mükâfatını ve işledikleri kötülüklerin cezasını görme müjde ve tehdidi altındadırlar.

Cinler görülmeyen varlıklardır. Bizim, asıl mahiyet ve hüviyetleriyle onları görmemiz imkânsızdır. Bizler tarafından görülen, onların temessül etmiş şekilleridir. Zaten yukarıda da izah ettiğimiz gibi “cin” kelimesinin kökünde mânâ olarak bir kapalılık vardır. Dolayısıyla cinler gözle görülemeyen latîf yapılı varlıklardır. Bu husus, cinden, şeytandan bahsedilen bir âyette şöyle anlatılmaktadır: “Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler.”15

Bu hakikatten dolayıdır ki, cin taifesi ve şeytanlar, bizim onları göremediğimiz noktalardan bizi görürler. Hiç beklemediğimiz yerden, hiç beklemediğimiz anda ve hiç ihtimal vermediğimiz oyunlarla karşımıza çıkar ve zehirli oklarını sinelerimize saplarlar.

216