İçeriğe geç

Bu gazadan dönüşte, bazı münafıklar, hem ganimetten istifade etmek, hem de Müslümanların arasına nifak sokmak için Müslümanların içine sızdılar. Hatta bir kuyudan devesini önce sulamak hakkı kendisine ait olduğunu iddia eden, ensar ve muhacirînden iki kişi arasında çıkan küçük bir kavgadan istifade etme yolunu bile denemek istediler. Ve yine bu münafıklar, iffeti âyet ile sabit ve huriler kadar afîfe Âişe Anamız’a (radıyallâhu anhâ) malum iftirayı, bu gazadan dönerken attılar.77 Ve yine bu gazadan dönerken Abdullah b. Übey b. Selûl -ki münafıkların reisidir- “Medine’ye döndüğümüzde azîzler zelîlleri oradan çıkaracak!” demiş, kendisini azîz, Efendimiz’i ve Müslümanları ise -hâşâ- zelîl olarak vasıflandırmıştı.78 Ancak bu münafığın oğlu büyük sahabi Abdullah (radıyallâhu anh), tam Medine’ye girileceği zaman, “Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem) azîz ben ise zelîlim, demedikçe seni Medine’ye sokmam!” demiş, babasına, Efendimiz’in, izzetini ikrar ettireceği âna kadar onu Medine’ye sokmamıştı.79

6. Seferlerde Gece Faktörü

Allah Resûlü, bütün seferlerine gece çıkıyordu. Gecede ayrı bir sır vardı. Zaten Kur’ân-ı Kerim de, dolaylı yollarla O’na hep gece yolculuğunu tavsiye etmiyor mu? Hz. Musa (aleyhisselâm) inananları, geceleyin alıp götürmüştü. Cenâb-ı Hak, O’na: فَأَسْرِ بِعِبَادِي لَيْلًا إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ“Kullarımı geceleyin yola çıkar; şüphesiz takip olunacaksınız.”80 buyurmuştu. Hz. Lut’a (aleyhisselâm) da aynı emir verilmiş ve: فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ اللَّيْلِ“Geceleyin bir ara, ailenle beraber yola çık!” denmişti.81

Nebiler Sultanı, Cibril’i çok geride bırakan o semavî seyahatini de gece yapmış ve miraca gece çıkmıştı. İşte, bu gök yolculuğunu anlatan âyet:

256