İçeriğe geç
14. Bölüm

Beşinci Bölüm Efendimiz’in Askerî Yanı

A. ERKÂN-I HARP PEYGAMBERİ

1. Cihad ve Hedefleri

Belki bir süre Allah O’na, maddî cihad kapılarını kapalı tutmuştu. İşin tabiatı icabı veya her şeyin bir vakt-i merhûnu olması hesabıyla uzun seneler bu hep böyle devam etmişti. Neden sonra onlara Allah (celle celâluhu) meşru mücadele, muharebe ve kuvvet kullanma kapıları açmış ve: “Sen de artık hakkını, hukukunu müdafaa edebilirsin.”1 demişti.

Bu arîz ve amîk bahse girmeden evvel, bir kısım kimselerin zihinlerinde, bazı istifhamlara esas teşkil edebilecek, bir iki hususu basitleştirip arz etmek istiyorum:

Efendimiz’in fetanetinden, fetanetin sevkü’l-ceyş buudundan bahis açmadan evvel, O’nun ne zaman ve hangi dönemde cihada memur edildiğinin üzerinde durulmasında yarar var. Bir taraftan umumî mânâda cihadın anlaşılması, diğer taraftan da, maddî cihadın başlama tarihinin bilinmesi çok önemlidir. Din düşmanları cihadın mânâsını çarpıtarak, vefasız dostlar da zaman ve mevsimleri birbirine karıştırarak sürekli zihin bulandırıyorlar; her iki cepheye de bazı şeylerin doğru anlatılmasının lâzım geldiğine inanıyorum.

Efendimiz, bütün hayatı boyunca, İslâm’ın getirdiği prensiplerden kıl kadar dahi inhiraf etmemiştir. Zaten O’nun bütün hayatı, İslâm’ın pratiğe dökülme ameliyesinden başka bir şey değildir. Bu durum, cihad ve harp mevzuunda da, diğer sahalarda da böyledir.

a. Müdafaa

146