İçeriğe geç

Dünyanın dört bir yanında, sizin irfana açık erleriniz, varsa mürşitleriniz, harekete geçecek ve herkese İslâm mesajını ulaştıracaksınız. Şayet bunu, başkaları engellerse, o zaman da engelleri ortadan kaldırmaya çalışacaksınız. Çünkü onların böyle bir davranışları, insanların hür iradeleriyle Cennet’e gitmelerine mânidir. Siz düşünce hürriyetini korumak ve muhafaza etmek için çalışacak ve sertliklerin, karşı koymaların bertaraf edildiği ölçüde dininizi neşredeceksiniz. Bunu yaparken de -İsterseniz bunu dördüncü bir esas da sayabilirsiniz.- insanlık şeref ve haysiyetini rencide etmeyecek, çoluk çocuğa dokunmayacak, kadınlara ilişmeyecek, mâbedlere çekilen ve kendisini ibadet ü taate veren insanlara zarar vermeyecek.. harp etmeyenlerle de harp etmeyeceksiniz.

Günümüzde henüz bu noktanın ne kadar gerisinde olduğumuz malum-u âlemdir. Bilmem ki, meskun sahalarda NBC kullananların hâlini “gerisinde olma” sözü ifade edebilir mi? Zannetmiyorum. Evet, daha dün denecek kadar yakın bir tarihte, Hiroşima ve Nagasaki’de, 80 bin insanı birdenbire bir atom fırtınası önüne kattı götürüverdi.. arkada 80 binlerce de alîl hasta ve sakat bıraktı. Hem de bunu medenî bir dünya yaptı!

Şimdi bir de bize bakın! Her halife ve tabiî başta Allah Resûlü olmak üzere etrafa asker gönderirken: “Yaşlılara, kadınlara, çocuklara, kendisini ibadet ü taate vermiş ruhbanlara ve mâbedlere ilişmeyiniz.! Ağaçları yakmayınız.! Hayvanlara dokunmayınız.! Ve servetleri heder etmeyiniz.”2 diye emirler veriyorlardı. Bombaların canavarca kullanılışlarını onaylayan kimselerin, bilmem ki bu disiplinlere riayet etmesi mümkün mü?

Şimdi, muvazenede, inanmış insanların bulunmamasının nasıl bir boşluk meydana getirdiğini bir kere daha müşâhede edin; sonra ister ağlayın ister inleyin! Keşke süper güçlerin birinin yerine biz olabilseydik! Herhâlde o zaman, bunca zulüm ve işkence olmazdı…

149