Allah Resûlü Kureyş’in haklı olmadığını; fakat, kuvveti ellerinde tuttuklarından dolayı yer yer ve muvakkaten hakka galebe çaldıklarını biliyordu. Bunun için de Allah Resûlü’nce hakkın kuvvetinin ilan edilmesi lâzım geliyordu ki, işte O da tertip ve teşkil buyurduğu bu seriyyeleri ile çevresine bunu anlatıyordu.. yani, Ebû Süfyanların, Ebû Cehillerin, Utbelerin, Şeybelerin, İbn Ebî Muaytlerin, Velidlerin insanlık üzerinde herhangi bir haklarının olmadığını, aksine onların insanlığın haklarını gasbetmiş istismarcılar olduğunu fiilen ortaya koyuyordu.
c. İrşada Zemin Hazırlamak
Bu seriyyeler irşad yolunun önündeki engelleri aşmaya matuftu. Evet O, çölde bu keşif kollarıyla, zabıta kuvvetini ele geçirecek, kendi mürşidlerinin, mübelliğlerinin köy, kent her yerde gezmelerini temin edecek, yolları emniyet ve güven altına alacak, mürşidlerine çalışma atmosferi hazırlayacaktı.
Bu mülâhazalarla Allah Resûlü, hiç durmadan çevreye seriyyeler çıkartıyordu. Hicretten sonra, Bedir’de hasımlarıyla hesaplaşacağı güne kadar tam on yedi defa etrafa yıldırım birlikleri gönderdi. O, birkaç ayda varılabilecek yerlere, hatta Mekke’nin önlerine kadar, on yedi defa yıldırım hareketi tertip ederek, düşmana ruhanîler, melekler gibi göründü ve içlerine korku saldı. Onları yavaş yavaş Bedr-i Kübrâ’ya çekerken, tam felç etmiş olarak çekiyordu.
d. Emniyeti Temin Etmek