İçeriğe geç
10. Bölüm

E. Hudeybiye

Bir kere daha hatırlatalım: Allah Resûlü, nazarı nereye ulaştı ise kademi oraya basan, misli görülmemiş bir liderdi. Düşüncelerini pratiğe dökmede O’nun eşi ve menendi yoktu. Mevzu ile alâkalı dünya kadar hâdise sıralamak mümkündür. Ancak biz, sadece bir tek misalle iktifa edeceğiz. İbn İshak anlatıyor:

Hicretin altıncı senesi Allah Resûlü, tam bir metafizik gerilim içinde bulunan ashabını, umre için Mekke’ye götürmeye söz vermişti. Böyle bir umre, hem muhacirînin yıllardır süren sıla hasretini giderecek, hem de bütün Müslümanlara yeni bir gerilim kazandıracaktı. Ve Allah Resûlü bu mülâhaza ile 1400 kadar arkadaşını aldı, yola koyuldu.

Allah Resûlü, Müslüman olduğu Mekkeliler tarafından bilinmeyen, Huzaa oymağından birini, ihtiyat tedbiri olmak ve istihbaratta bulunmak üzere daha önceden Mekke’ye göndermişti. İstihbarî bilgilere göre Kureyş bütün kabileleri toplayarak bir toplantı yapmış ve Müslümanların Mekke’ye sokulmaması hususunda ittifakla karar almıştı.

Evet, Kureyş, silah kullanmak pahasına, Müslümanların Mekke’ye girmesine mâni olmak azmindeydi ve kararlaştırdıkları gibi de tatbik ettiler. Askerler, Belâdin mevkiini işgal etmiş, Halid b. Velid ve İkrime b. Ebî Cehil kumandasında iki yüz kişilik bir müfreze de Râbığ ile Cuhfe arasında olan Kurâü’l-Gamim’e kadar gelmişlerdi. Bu durumdan haberdar olan Allah Resûlü, hemen o tarafa doğru yürüyüş emri verdi. Halid, Müslümanların gelmekte olduğunu görünce, derhal Mekke’ye giderek, onları durumdan haberdar etti. Bu esnada Efendimiz de Hudeybiye’ye kadar gelmiş bulunuyordu.1

Hudeybiye, Mekke’nin 17 km batısında bir yerin adıdır. Esasen daha önceleri bu isim, orada mevcut bir kuyunun ismi iken, daha sonra, o kuyuya yakın bir köyün de adı olmuştu.

1. Su Mucizesi

115