İçeriğe geç

İşte o anda kopan çığlıklar, yavrusunu kaybetmiş bir ananın ızdırap dolu feryadı gibiydi. Allah Resûlü de gözyaşlarını tutamamıştı. Süheyl’e rica ettiler: Daha anlaşmaya imza atmadık.. Ebû Cendel muaf tutulabilir. Ancak, bu teklifler hiç mi hiç hüsnü kabul görmedi, Süheyl sözünde ve talebinde diretti. Ve Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), gözyaşları içinde Ebû Cendel’i geriye iade etti. Fakat ona, yakın bir gelecek içinde, müjdeli bir şeyler fısıldadı: “Allah sana ve senin gibi olanlara çok yakında bir kurtuluş nasip edecektir.”16 Ve dediği gibi de oldu.17

10. Ebû Basîr ve Arkadaşları

Hudeybiye’den hemen sonra Mekke’den kaçan Ebû Basîr künyesi ile mâruf Utbe b. Esîd, gelip Allah Resûlü’ne iltica etmişti. Ardından Kureyş, Medine’ye iki adam göndererek Ebû Basîr’in iadesini istedi. Allah Resûlü onu da iade etti. Fakat Ebû Basîr, yolda bu muhafızlardan birini öldürdü; diğeri de kaçarak canını zor kurtardı.

Ebû Basîr, tekrar Allah Resûlü’nün huzuruna geldi. Ancak, İki Cihan Serveri: “Bir peygamber verdiği sözden dönemez.” diyerek Ebû Basîr’i Medine’ye kabul etmedi. Bunun üzerine de Ebû Basîr Medine dışında, Zülmerve’ye yakın Îs’te yerleşti. Derken Mekke’deki mağdur Müslümanlar, bu sığınaktan haberdar olunca teker teker kaçıp Ebû Basîr’in yanına yerleştiler.. ve bu, Mekkelilerin korkulu rüyası oldu. Ebû Basîr ve arkadaşları, ticaret için oradan geçmek zorunda olan Mekke kervanları için artık büyük bir tehlike teşkil ediyorlardı…

Mekkeliler, bizzat Allah Resûlü’ne müracaat ederek, Müslümanların Medine’ye kabul edilmesini istediler. Böylece, Hudeybiye anlaşmasının Müslümanları en çok rahatsız eden maddesi, bizzat bu maddeyi teklif edenler tarafından ilga edilmiş oluyordu. Bu da apaçık bir zafer demekti.18

122