İçeriğe geç

Bu önemli bir meseledir. Vakitsiz belli bir sahaya çekme ve iflahımızı kesme gayretidir. Ama bilmiyorlar: وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّقِينَ60 Hak daima galebe çalacak ve ezilmeyecektir.

اَلْحَقُّ يَعْلُو وَلَا يُعْلَى عَلَيْهِ“Ve o, hep üstte olacaktır ve onun üstünde olunamayacaktır.”…61 Ve inşâallah kendi oyunları kendi başlarına dolanacaktır!…62وَلَا يَحِيقُ الْمَكْرُ السَّيِّئُ إِلَّا بِأَهْلِهِ“Hile, komplo kim müstehaksa onun başına dolanır.63

Evet, Allah Resûlü, bir bakıma sindirme hareketleriyle hasımlarını tahrik ediyordu. “Kervanlarımız tehlikede, iktisadî hayatımız tehdit ediliyor, çöl, adım adım O’na doğru kayıyor, öyle ise çıkıp Bedir’de hesabını görelim.” diyorlardı. Evet, o devirde cahiliyenin şeytanı Ebû Cehil onlara, işte bunları söylüyordu. Hatta çokları yarı yoldan döneceklerdi ama o: “Hayır, bu işi burada bitirelim, bitirelim zira biz O’nun işini bitiremezsek O bizim işimizi bitirecek.” diyor ve tahriklerini devam ettiriyordu.

Allah Resûlü’nün hedefi de buydu. Kur’ân da, O’na bunu talim ediyordu:

وَإِذْ يُرِيكُمُوهُمْ إِذِ الْتَقَيْتُمْ فِي أَعْيُنِكُمْ قَلِيلًا وَيُقَلِّلُكُمْ فِي أَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ أَمْرًا كَانَ مَفْعُولًا وَإِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْأُمُورُ

“Karşılaştığınızda, olacak işi oldurmak için, onları gözlerinize az gösteriyor ve sizi de onların gözünde azaltıyordu. Bütün işler, dönüp Allah’a varır.”64

Allah (celle celâluhu) onlara sizi, sizi de onlara az gösterdi ki ummadığınız bir yerde, bir tablo, bir hâdise ve bir vak’a meydana geliversin. Zaten, Allah (celle celâluhu) hükmünü vermişti ve O’nun verdiği hüküm de kaza olacaktı. Bu itibarla başlarına gelecek akıbet muhakkaktı; bundan kaçamazlardı. Allah hasımlarını O’na doğru çekiyordu.. ve bir gün Bedr-i Kübrâ’da vakitsiz olarak kendilerini Müslümanların karşısında bulacaklardı.

189