İçeriğe geç

Bütün bunları yaparken de öyle bir haberleşme ağı kurmuş idi ki, o gün Kureyş, Resûlullah’ın kurduğu bu haber ağıyla evlerinin içinde olan şeylerden dahi haberdar olduğu, paniği içindeydiler. Her yerde görüşülüp konuşulan şey şu idi: Bir insan böyle bir haber ağı ile kuş değil sinek dahi uçurtmaz, hasımlarının yaptığı şeyleri bilir. İş böyle olunca paniğin buudlarını tahmin etmek oldukça zordur.

Bize askerde derlerdi ki, muharebe muhabere demektir. İyi bir muhabere teşkilatınız varsa ve iletişim mükemmel ise, bir ölçüde zaferin yarısı garantilenmiş sayılır. Hasımlarınıza haber sızdırmayacaksınız ve onlardan günübirlik sürekli haber elde edeceksiniz.. merkezi de dakikası dakikasına olanlardan haberdar edeceksiniz. Günümüzde teknik bu kadar ilerlemiş olmasına rağmen karşı cepheye sızdırmadan haber ulaştırma oldukça zor.. ve hele onlardan haber sızdırmak… Hâlbuki o ibtidaî şartlarda, Allah Resûlü nasıl bir haber ağı kurmuş idiyse haberler çok seri hem de fevkalâde bir güvenlik içinde intikal ediyordu. Kendisine vahiy nasıl güvenle, Cibril gibi, مُطَاعٍ ثَمَّ أَمِينٍ“Orada kendisine itaat edilir, O emîndir.”59 ile serfiraz bir melek vasıtasıyla getiriliyordu.. kurduğu haber ağı da, âdeta aynı güven ve aynı hassasiyet içinde işliyordu. Allah Resûlü güvenirlilik adına, bu mükemmel haber ağıyla başarılı bir iletişim içindeydi. Hiçbir haber sızmıyor, düşman hiçbir şeyden haberdar olmuyor; O’nun ise, kaçırdığı tek haber bulunmuyordu.

Batının deha çapında kabul ettiği kumandanlar vardır. Sezar, Anibal, Napolyon ve Hitler’i bunlar arasında sayabiliriz. Ancak, tarih şahittir ki bunların hiçbiri, Allah Resûlü’nün kurduğu haber ağını kuramamış ve düşmanı yakın takibe almada, Allah Resûlü’nün topuğuna ulaşamamıştır.

185