İçeriğe geç

Halife izin alıyordu. Niçin? Çünkü Allah Resûlü onu kumandan tayin etmişti.. artık ona itaat edilirdi.. hem de ölesiye. Allah Resûlü, hayatı boyunca itaat üzerinde durdu.. ve söz dinlememeyi, kargaşaya, anarşiye açılan bir kapı kabul etti. Ve hiç kimseye nasip olmayacak şekilde bunda muvaffak da oldu.. öyle ki bir gün, Abdullah b. Hüzafetü’s-Sehmî’nin ordusunda, komutanın: “Kendinizi ateşe atın!” direktifi duyulunca, kendini ateşe atmaya teşebbüs edenler oldu. Oysaki bu bir intihardı. Neyse ki bunlardan bazıları:

“Allah Resûlü bize böyle bir emirde bulunmadı. Çünkü bu intihardır, dolayısıyla Cehennem’e girmektir. Oysa ki, biz ateşten kurtulmak için yani Cehennem’e girmeyelim diye dine girdik. Bunu bir Resûlullah’a soralım.. soralım ki, emre bu hususta da itaat edecek miyiz?”34

Evet, itaat bu denli derinleşti. Üstten emir geleceği âna kadar, kılıç darbeleri başına inip kalkıyor ve sen kütükte doğranan et gibi doğranıyorsun ama, gözünü kırpmıyorsun; zira komutandan henüz geriye çekilme emri gelmemiştir. Aksi hâlde herkes kendi kafasına göre hareket ederse birlik ve beraberlik bozulur; baş ayak, ayak da baş olur, diyor Kur’ân-ı Kerim mealen:

“Nizâa düşmeyiniz, cedelleşmeyiniz; yoksa işiniz fiyasko ile neticelenir, kuvvetiniz dağılır gider, siz de ayaklar altında pâyimâl olursunuz.”35

4. Asker Nebi ve Farklı Taktikler

Allah Resûlü iyi bir asker olarak daima değişik taktikler uygulamıştı. Bir defasında uyguladığı taktiği, âdeta bir başka defa uygulamıyordu. Onun için, hasımları, O’nun karşısında daimî bir şaşkınlık yaşıyorlardı. Günümüzde çok kullanılan, fakat o zamanlarda fazla bilinmeyen “kerr u ferr” -ki, hücum etme, saldırma, geriye çekilme, düşmana beklenmedik baskınlar yapma demektir- Kureyş’in kafasını allak-bullak etmişti.

167