İçeriğe geç

Bu ordular kadar büyük üç insanın, ikisi amca çocuğu, birisi de amcası. Ölüme ilk gönderdiği insanlar kendisine neseben en yakın olanlar!.. Karşı taraftan da üç mübariz çıkmıştır: Utbe, Şeybe ve Utbe’nin oğlu Velid. Ve düşman son şokla karşı karşıyadır. Bu en güçlü kabile reisi, iki kardeş ve oğulları Bedr’in ortasında kılıçtan geçirilince, düşmanda moral kalmayacak ve bozguna sürükleneceklerdi.. ve mübareze esnasında öyle de oldu. Karşı tarafın üç mübarizi de, birer bozgun imzası gibi Bedr’in ortasında cansız yatıyorlardı. Müslümanlar şehit namzedi Ubeyde’yi, moral bozma mevkiinden alıp, amcazâdesi Cennet Rehberi’nin huzuruna getirmişlerdi.20

Düşmanın morali bozulmuş; dövüşmeden daha çok dövünüyor.. harp edeceğine çapulculuk yapıyordu. Bir kere, aralarında Utbe’nin, Şeybe’nin ve Velid’in gayretiyle harekete geçen insanlar vardı.. bunların ölmesi, diğerlerini paniğe ve öfkeye sevk etmişti.

Hedefler farklıydı

Her ağızdan bir ses çıkmaya başlamış.. ve orduda âhenk tamamen bozulmuştu.. bu ise onları, Müslümanların ok ve mızraklarına, sonra da kılıçlarına hedef olmaya doğru sürüklüyordu. Allah Resûlü, onlara, şuurlarını alt üst edecek şekilde öyle bir darbe vurdu ki, şaşkın şaşkın sağa-sola koşuyor ve ne yapacaklarını bilemiyorlardı.. zaten, oraya gelirken de bir mefkûreleri yoktu. Kitle ruh hâleti değerlendirilmiş ve kinin, nefretin, öfkenin önünde sürüklene sürüklene oraya gelmişlerdi. Allah Resûlü ise Bedr’e, yüksek bir mefkûre, yüksek bir gayeyi takiben gelmişti: İ’lâ-yı kelimetullah.

210