Şu anda insanların gelecekte daha ne tür vasıtalar icat edecekleri bilinememektedir. Bilinen bir hakikat varsa o da Kur’ân’ın imalarına göre ufkun her zaman açık olduğudur ki, zamanı geldiğinde pek çok tasarı ve tasavvur, şartlara ve ortama göre realize edilerek bir hayli rüya daha gerçekleşecektir. Bu konuda da modern yorumcuların daha farklı tespitleri olabilir.
3. İleride Topluluklar Hâlinde İslâm’a Girmeler Olacaktır
Kur’ân’ın gaybî haberlerinden biri de, insanların bir gün fevç fevç İslâmiyet’e dehalet edeceklerinin onun tarafından müjdelenmesidir. Evet, Kur’ân-ı Kerim: إِذَا جَۤاءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُوَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللّٰهِ أَفْوَاجًافَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا“Allah’ın yardımı ve fethi geldiği ve insanların fevç fevç Allah’ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit, Rabbini hamd içinde tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O tevbeleri kabul eden biricik Tevvabdır.”64 sûre-i celilesi ile yakın bir gelecekte, insanların fevç fevç İslâmiyet’e dehalet edeceklerini müjdelemişti ki, mü’minlerin gönüllerine inşirah salan bu bişaretin verildiği gün onlara bu konuda ümit verecek herhangi bir emare de söz konusu değildi. Gün geldi bu müjde Mekke’nin fethi ile aynen zuhur etti: Evet Huneyn halkı, Hevâzin kabilesi, Taif ve Necid ahalisi fevç fevç İslâmiyet’e girerek bu bişareti doğruladılar.
Dipnotlar
- 64 Nasr sûresi, 110/1-3.