İçeriğe geç

Kur’ân-ı Kerim, geçmiş kavimleri, sanki bizzat içlerinde bulunmuş gibi onların, ruh, his ve heyecanlarını, niyet ve itikatlarını tahlîlî bir tasvirle sunuyordu ki, Kur’ân’ın âyetlerine bakıldığında o kavimler, en hususi yanlarıyla âdeta insanın gözünün önünde canlanır gibi olur. O kadar ki, onun o baş döndürücü ifadeleriyle İrem bağ ve bahçeleri anlatılırken,2 insan, kendini bütün letafet ve ihtişamıyla o güzellikler meşherinde tenezzühe çıktığını sanır.

Biraz önce zikredilen âyet-i kerimelerde Kur’ân-ı Kerim, Firavun’dan da bahsetmektedir. Gerçi tarih kitaplarında Firavun hakkında değişik bilgiler yer almaktadır; bu mânâda da Kur’ân’ın ondan bahsetmesi belki mucizevî bir haber sayılmayabilir. Ama Kur’ân-ı Kerim’in hâdiseleri özet olarak ele alması, en karakteristik durumları en vurucu bir üslupla takdim etmesi ve vak’aları o günün heyecan ve pratiğiyle işleyip sunması, gerçekten mucize çapında bir sunuştur. Ne var ki müsteşrikler ve bizim dünyamızda onları takip ve taklit eden bazı kimseler, Kur’ân’ın gerçeklerine gözlerini kapamış ve bu önemli hususları hep görmezlikten gelmişlerdir.

354