İçeriğe geç

Bir sonraki âyet de, geleceğe ait bir bişarette bulunuyor ve Müslümanların daha geniş ufuklara açılacaklarını müjdeliyordu. Ve bu farklı müjde çerçevesinde mü’minlere, “Topyekün dinlere galip gelmek üzere Elçisini hak din ve hidayetle gönderen de O’dur.”34 diyordu. Zamanla bu büyük hâdise de gerçekleşti ve Müslümanların diriltici solukları dünyanın pek çok kıtasında duyulmaya başladı.

Bütün bunlar gibi Kur’ân-ı Kerim’de pek çok âyet, gelecekle alâkalı bazı hususları haber verdi, Müslümanları hem sevindirdi hem de yüreklendirdi.. vakt-i merhunu gelince de haber verilen hususlar aynıyla gerçekleşti.

Buraya kadar serdedilen misallerden de anlaşılmaktadır ki, Kur’ân, verdiği gaybî haberler ile ayrı bir mucize ufkunu nazara vermektedir. Her ne kadar bu misallerden bazıları o dönemde vâki olan hâdiseler ise de, Kur’ân’ın âyetleri, bütün zaman ve mekânlara hitap etmektedir. Bizler geçmişte olduğu gibi, günümüzde ve gelecekte de Kur’ân’ın gaybî haberlerinin tecellî edeceği ve buhranlar anaforunda inleyen dünyanın yeniden onunla aydınlanacağı inanç ve kanaatini taşımaktayız.

Evet, çok yakın bir gelecekte –inşâallah– dünyadaki karanlık bulutlar dağılacak, karanlığa alkış tutanlar ya insafa gelecek ya da hezimete uğrayacaktır. İşte o gün Kur’ân’a gönül verenler, onun âyet ve gaybî haberlerini bir kere daha tasdik ederek “Kur’ân, ancak Allah’ın mucizevî bir kelâmıdır.” diyeceklerdir.

D. Mutlak Olarak Zikredilen Gaybî Haberler

369