İçeriğe geç

Ayrıca, “Ey Resûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O’nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Doğrusu Allah, (sana kötülük yapma konusunda) kâfirlere yol vermez.”10 âyeti çerçevesinde, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) bizzat Cenâb-ı Hak tarafından muhafaza edilmesiyle alâkalı açık-kapalı âyetlerin yanında, hadis kaynaklarımızda, henüz yukarıda zikredilen âyet-i kerime nazil olmadığı bir dönemde cereyan eden şöyle bir hâdise nakledilmektedir:

Medine’ye hicretin 2. senesiydi. Allah Resûlü bir gece sabaha kadar ciddî bir heyecan içinde hiç uyuyamamıştı.. sürekli sağa dönüyor, sola dönüyor ve bir türlü kendisini uyku tutmuyordu. Hz. Aişe Validemiz o geceyi şöyle anlatır: O’na, “Yâ Resûlallah! Çok heyecanlanıyorsun!” dedim. Bunun üzerine Efendimiz, “Keşke salih bir insan olsaydı da beni korusaydı, ben de biraz uyusaydım!” buyurdular. Zira hemen her zaman Medine gayr-i müslimleri, kendisine değişik tuzaklar kurma azmindeydiler. Efendimiz sözünü henüz bitirmemişti ki, bir kılıç şakırtısı duyuldu. Nebiler Serveri, “Kim o?” diye seslendi. Gelen kişi, “Ben Sa’d İbn Ebî Vakkas yâ Resûlallah” dedi. Allah Resûlü’nün, “Ne arıyorsun burada?” sorusu üzerine de Sa’d: “Sana bir kötülük yapabileceklerini düşündüm ve sabaha kadar perdedarın olayım diye geldim.”11 deyiverdi.

359