İşte Velid b. Muğîre de “Bu (Kur’ân) olsa olsa (sihirbazlardan öğrenilip) nakledilen bir sihirdir. Ve bu, insan sözünden başka bir şey değildir.” derken Kur’ân’ın hakikatini izahtan ziyade bir vâkıaya parmak basıyordu. Yoksa Kur’ân’ı sihirle izah etmenin imkânı yoktu. Aslında o, bu sözüyle hakikate çok yaklaşmasına ve Kur’ân’ın insan sözü olmadığını bilmesine rağmen, kibir ve gururuna yenik düşerek, tıpkı Allah tarafından yaratıldığını bile bile kâinattaki cari kanunları sebeplere havale eden cahiller gibi, onun bir beşer sözü olabileceğini söylemiş ve sahil-i selâmete bir adım kala ökçeleri üzerine gerisin geriye dönüvermişti. Bunun için de Cenâb-ı Hak, “Ben onu sekara (Cehennem’e) sokacağım.”52 buyurmuştu.
Kur’ân-ı Kerim’de bu âyet-i kerimede olduğu gibi belli şahısların Cehennem’e sokulacağının söylenmesi, onların kendi meyelanlarıyla imana gelmeyeceklerini göstermektedir. Burada ayrı bir noktaya daha dikkatlerinizi çekmek istiyorum. O gün, Velid b. Muğîre gibi, Kur’ân’ı kabul etmeyen, hatta ona karşı savaş ilan eden pek çok muannit kâfir vardı. Ancak Kur’ân’ın “Cehennem’e sokacağız” demediği bu kâfirler, daha sonra birer birer Müslüman olmuşlardı ki, Ebû Süfyan da onlardan biriydi ve ilk dönemlerinde Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) en büyük düşmanları arasındaydı. Yine Velid b. Muğîre’nin öz oğlu Halid b. Velid (radıyallâhu anh) ve siyasî dehası, dirayet ve kiyasetiyle Müslümanlar için o gün en büyük bir problem olan Amr b. Âs (radıyallâhu anh) da onlardandı. Kur’ân’ın Cehennem’e sokulacağını bildirdiği Velid b. Muğîre53 iman etmemiş ve hayatının sonuna kadar küfür ve dalâlet içinde yaşamıştı; yaşamış ve böylece Kur’ân’ın verdiği gaybî bir haberi doğrulamıştı.
Dipnotlar
- 52 Müddessir sûresi, 74/26.
- 53 Müddessir sûresi, 74/18-26.