İçeriğe geç

Ayrıca bu âyet-i kerimede, bir yandan ilim adamlarının himmet ve gayretleri şahlandırılıp, ilim âşıkı ruhlar araştırmaya sevk edilmekte, diğer yandan da bilinen şeylerden yola çıkılarak, bilinmeyen şeyleri keşfetmeye işaret ve tembihlerde bulunulmaktadır. Aslında, bu ve benzeri âyetler hemen her zaman Müslümanları çalışmaya teşvik etmekte ve onları yeni yeni ufuklara yönlendirmektedir. Ama ne acıdır ki, son birkaç asırdan beri Müslümanlar, çok ciddî bir fikir tembelliği ve atalet yaşamaktadırlar. Eşya ve hâdiselerden kendilerine açılan onca kapı karşısında Kur’ân’a saygıları, hakikate saygıları, imanları ve Kur’ân’ın sarih işaretleri ile kendilerine gelip hakikat aşkı ve ilim aşkı ile şevklenecekleri yerde, ruh, kalb ve akılları itibarı ile hep âtıl yaşamaktadırlar.

Ümidimiz o ki, bundan sonra olsun, Kur’ân’a yeniden sahip çıkacak bir nesil bu hususun gerektirdiği hassasiyeti göstererek bizi içine düştüğümüz fikir tembelliğinden, hakikat körlüğünden kurtarır ve bize kendimiz olma yollarını gösterir.

Bilindiği gibi günümüzde semaya belli vasıtalar ile çıkılmaktadır. Âyet-i kerimede ise –bu sadece bir işaret de olabilir– semalara vasıta ile çıkmanın yanında, vasıtasız çıkmaya da işaret edilmektedir. İlim, teknik ve fen ilerlediği ölçüde, ihtimal ilim adamları bir gün bunu da başaracak ve Allah böyle bir nimeti olduğunu da ortaya koyacaktır. Ayrıca âyet, çalışan ve aklını kullananlara özel olarak seslenmekte ve onların ümit ve meraklarını kamçılamaktadır. “Semaya hangi vasıtalarla çıkılır? Bunun için neler gereklidir?” onu zamanın yorumuna bırakarak gaybî bir tarzda, onlarla semaya çıkılacak her nevi vasıtaya işaret etmekle kalmayıp aynı zamanda insanları böyle bir gayeyi gerçekleştirmeye de teşvik etmektedir.

408