İçeriğe geç

İşte böyle bir manzara karşısında siz, “Buna karışan başka el olamaz. Bu nizam ve âhengin arkasında sadece Allah var!” der ve takdis makamında, iliklerinize kadar duyarak, “Sübhânallah!” sözleriyle haykırırsınız. Tekbir alır almaz, “Sübhânekallâhümme ve bihamdik” diyerek, hamd ü tesbihi beraber yâd edip, “Bize bunu duyurduğundan dolayı Sana hamd olsun. Seni tesbih u takdis ve ilan ederiz ki Sen varsın, şerîkin yok ve Sen münezzeh ve mukaddessin!” dersiniz. Bunlar gönlün ses ve solukları olarak çevrede tınladıkça insan kendini vecd ü istiğrak zemzemesi içinde sanır.

Bazen bu derin mülâhazaları, kâinatta o baş döndürücü hâdiselerin duyulması takip eder. Bu konuda bir ilim adamı mealen şunları söyler: “Şu koca kâinatta öyle müthiş bir âhenk vardır ki, bir denizde akıp giden bir vapurun başka bir denizde yüzen herhangi bir vapurla çarpışma ihtimali olmadığı gibi güneş sistemimizin başka bir sistemle veya herhangi bir gök cisminin bir diğeriyle çarpışması kat’iyen bahis mevzuu değildir.”

118