İçeriğe geç

Yine namaz, her an tekrar edilme mânâsını ruhunda taşır. Bu yönüyle âdeta o, “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah”la omuz omuza gider. Nasıl ki Muhbir-i Sâdık’ın fermanına itaat ederek bazılarımız kelime-i tevhidi akşam-sabah yüzer defa, bazılarımız da her namaz tesbihatında otuz üçer defa zikreder, dilinden düşürmez; aynı şekilde namaz da bizden ayrılmaz, gece tatlı uykularımızın içine dahi girer, تَتَجَافَى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًا وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ “Korkuyla ve umutla Rab’lerine yalvarmak üzere (ibadet ettikleri için) vücutları yataklardan uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.”55 davetiyle karşımıza çıkar. Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Cenaze mezara konulduğu zaman kendisini teşyi edenlerin ayak sesleri henüz kesilmemiştir ki melekler gelir, kendisine soru sorarlar. Tam o dakikada nuranî bir şey gelir onun başucuna oturur. Bu onun namazıdır. Bir başka nuranî şey ayakucuna oturur. Bu onun sair hayrat ve hasenatıdır. Bir başka nuranî şey onun sağ tarafına oturur. Bu onun orucudur. Bir başka nuranî şey sol tarafına oturur. Bu da onun zekâtıdır. Bunlar, sağdan ve soldan kabrin onun kemiklerini sıkmasına (canını yakmasına), sıkıntılar hâsıl etmesine karşı onu korurlar.”56 ifadeleri içerisinde o da, dünyada kendisini terk etmeyenleri, bütün dost ve ahbabın, bir çift taş dikerek terk edip gittikleri mezarda yalnız bırakmayacaktır. Çünkü o, her yönüyle mü’minin içine işlemiştir.

53