Osmanlı hanedanından Sultan Ahmet cennetmekân, yani kadem-i pâk-ı Nebevî (Efendimiz’in ayak izi) diye İstanbul’da teşhir edilen o mübarek cisme, “N’ola tâcım gibi başımda gezdirsem kadem-i pâkini” diye temennada bulunan büyük hünkâr iliklerine kadar İslâm şuuru işlemiş bir insandır. Onun, Sultan Ahmet camiinin yapımı esnasında bir işçi gibi eteğine doldurduğu kumu-çakılı taşıdığı ve sonra da, “Allahım! Fakir Ahmet kulunun bu kadarcık hayrını kabul buyur, zâd-ı ahiret yap!” diye duada bulunduğu rivayet edilir. İnsan nasıl yaşarsa öyle ölür; nasıl ölürse öyle dirilir. Eteğini taş ve çakılla doldurup, yaptırdığı mescitte Efendimiz’in çalıştığı gibi çalışan bu büyük insanı seneler sonra torunu rüyasında Cennet’te gezerken görür ve “Nasılsın dedeciğim?” der. O ise şu cevabı verir: “Cenâb-ı Hak yaptığım şeyleri kabul buyurarak beni mağfiret etti ve Cennet’ine koydu.”
43 Müslim, îmân 134; Tirmizî, îmân 9; Ebû Dâvûd, sünnet 15.
44 Mü’minûn sûresi, 23/1,2.
45 et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 6/185-186; el-Beyhakî, es-Sünenü’s-suğrâ s.20.
46 Bkz.: İbn Sa’d, et-Tabakatü’l-kübrâ 7/441.
47 Nisâ sûresi, 4/102.
49 İnşikak sûresi, 84/7-9.
50 Buhârî, ilim 35; Müslim, cennet 79.
51 Müddessir sûresi, 74/40-47.
52 Buhârî, tevhid 15, 35; Müslim, zikir 2, 19, tevbe 1.
53 Bkz.: Müslim, salâtü’l–müsâfirîn 141; Tirmizî, salât 348; Ebû Dâvûd, tatavvu 26; Nesâî, kıble 13, kıyâmü’l–leyl 2, 64.
54 Müslim, salât 215; Ebû Dâvûd, salât 148; Nesâî, mevâkît 35, tatbîk 78.
55 Secde sûresi, 32/16.
56 Ahmed İbn Hanbel, el–Müsned 6/352; 4/287, 295; Abdürrezzak, el–Musannef 3/582, 583.
57 Nûr sûresi, 24/45.
58 et–Taberânî, el–Mu’cemü’l–kebîr 6/185-186; el–Beyhakî, es–Sünenü’s–suğrâ, s.20.