Bu zaviyeden, bizim mâsivâdan uzaklaşmamız ve güzelce hazırlanarak namaza yoğunlaşmamız oldukça zor görünüyor. Fakat unutulmamalıdır ki, bir işte ne kadar çok meşakkat bulunursa ve o şey ne kadar zor tahsil edilirse, onda o kadar çok sevap vardır. Bundan dolayı, “Meşakkat ölçüsünde mükâfat elde edilir.” sözü darb-ı mesel olmuştur. Evet, ne kadar zorlu işlerle meşgul olursak, ne kadar sarp tepelere tırmanırsak, mükâfatımız da o kadar büyük olur. Dolayısıyla güzel hislerle dolma ve ibadetleri tam duyma yolunda, iradî olarak zorluklarına katlanıp tastamam alacağımız bir abdestin mükâfatı da o ölçüde büyük olacaktır.
f. Veda Namazı
İnsan, öyle namaz kılmalı ki herkesin namazı bir diğerine misal olsun ve secde, doyulmaz bir neşveye, dualar, insana bıkkınlık vermeyen bir gıdaya; rükû ayrı bir edaya; kıraat de dane dane canlı kelimeler armonisine dönüşsün.
Muhbir-i Sadık, إِذَا قُمْتَ فِي صَلَاتِكَ فَصَلِّ صَلَاةَ مُوَدِّعٍ“Namazını veda namazı gibi kıl!”95 buyuruyor. Size, “Sadece bir vakit namaz kılacak kadar ömrünüz kaldı.” deseler, o namazı nasıl özene-bezene kılarsınız. İşte her namazı böyle kılmalısınız. Evet, “Bu benim son namazım olabilir.” mülâhazasıyla kılınan namaz, veda namazıdır.
Evet namaz, insanın hayatında yapacağı şeylerin en güzelidir ve en güzeli olmalıdır. Hayatın en tatlı hatıraları namazla ilgili bulunmalıdır. Zira miraca namazla çıkılır. Allah’a namazla ulaşılır.. enbiyanın huzuruna namazla varılır.
g. Namazdaki Üç Mertebe
Namazı üç farklı mertebede değerlendirebiliriz: