İçeriğe geç

Namazın kudsiyetinden ve fevkalâdeliğinden ötürüdür ki namaz yolunda yapılan işler, nezd-i ulûhiyet’te namaz olarak yazılır. Çünkü ciddi ve hassasiyet ifade eden bir işin arkasında koşma, “Mü’minin niyeti amelinden hayırlıdır.”58 fehvasınca, o işi yapıyor gibi bir muameleyi gerektirir. Biz, bu mevzuda Cenâb-ı Hakk’ın sonsuz rahmetine, sonsuz bir itimatla dayanıyor ve diyoruz ki namaza hazırlık için yapmış olduğumuz istibradan, camiye giderken attığımız adımlara kadar bütün işler, namaz gibi değerlendirilecek ve bize namaz sevabı kazandıracaktır. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), لاَ يَزَالُ أَحَدُكُمْ فِي صَلاَةٍ مَا انْتَظَرَ الصَّلاَةَ “Namazı beklediğiniz müddetçe namazda sayılırsınız.”59 buyurur.

Bir başka rivayet ise şöyledir: “Sahabeden Selman, yanında arkadaşlarıyla bir ağacın altında otururken eline bir dal parçası alır ve onu sallayarak yapraklarını dökmeye başlar, sonra da yanındakilere, ‘Niçin böyle yaptığımı sormayacak mısınız?’ der. Yanındakiler, ‘Niçin yapıyorsun?’ dediklerinde de şöyle cevap verir: ‘Allah Resûlü de böyle yaptı ve bize, ‘Niçin böyle yaptığımı sormayacak mısınız?’ dedi. Biz de, ‘Niçin ey Allah’ın Resûlü?’ dediğimizde şöyle cevap verdi: ‘Müslüman bir kişi güzelce abdest alır, sonra da kalkar namaza (giderse), bu yaprakların döküldüğü gibi onun da günahları dökülür.’”60

Evet, mü’min, mescide gitmek için yola çıktığı andan itibaren –henüz gerçek anlamıyla namaza girmemiş olsa bile– manen namaza girmiş sayılır. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), bir başka hadislerinde bu durumu daha açık bir şekilde şöyle ifade ederler:

56