“Allah’ın kereminden kendilerine verdiğini cimrilik edenler, onu kendileri için hayırlı sanmasınlar. Hayır, o, kendileri için şerlidir. Cimrilik ettikleri şeyler, kıyamet günü boyunlarına dolandırılacaktır. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”71
Tirmizî, Nesâî ve Ahmed İbn Hanbel’in rivayet ettikleri bir hadis-i şerifte de bu husus teyit edilmekte ve şöyle denmektedir:
“Bir mü’minin, malının zekâtından vermesi gereken şeyi vermediği takdirde, bu mal ahirette onun karşısında yaşlılığından ve dehşetinden başının tüyü dökülmüş, dehşetli bir yılan hâlinde temessül edecektir.”72
Buhârî, Müslim şu ilaveyi yapıyorlar: “Onun iki tane de dişi vardır. Kişiyi ağzından veya avurdundan ısırırlar.”73
Meseleyi hulâsa etmeye çalışalım: Baştan buraya kadar bir bir saydığımız deliller muvacehesinde diyoruz ki, âlem, bizim içinde bulunduğumuz âlemden ve varlık da bu âlemde mevcut varlıklardan ibaret değildir. Belki bu âlemin verâsında başka âlemler ve o âlemlere mahsus da varlıklar bulunmaktadır.
D. RUHUN İNKİŞAFI
1. RUHUN İNKİŞAFI İÇİN USÛL VE MÜRŞİT GEREKLİDİR
Ruhî gelişmenin kendisine göre bazı usûl ve prensipleri vardır. Bu prensiplere riayet eden herkeste, o şahsın istidat ve kabiliyeti ölçüsünde bazı mazhariyetler olur. Prensiplerdeki teferruatı bir tarafa bırakacak olursak, ister yogizmde, ister fakirizmde ve isterse tasavvufta, ruhî melekeleri geliştirmeyi bir usûle bağlamak mümkündür. Eskiler bunu şöyle ifade ederlerdi: “Kıllet-i taam, kıllet-i menâm, kıllet-i kelâm, sükût-u müdâm, uzlet ani’l-enâm, zikr-i müdâm, teveccüh-ü tâm.”
Dipnotlar
- 71 Âl-i İmrân sûresi, 3/180.
- 72 Tirmizî, tefsir (3) 3; Nesâî, zekât 2; İbn Mâce, zekât 2; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 1/377.
- 73 Buhârî, zekât 3; tefsir (3) 14; Müslim, zekât 27, 28.