Bu hâdise o gün Rus bilim adamları arasında bir hayli yaygınlaşmıştı. Bunun üzerine 100’den fazla bilim adamı (bir kısmı Kızıl Ordu’dan) geniş çapta radyastezi alanında araştırma yapmaları için görevlendirildi. Belli bir arazi tayin edildi. Her birinin elinde normal yaş ağaçtan “Y” şeklinde kesilmiş çubuklar bulunuyordu. Bu çubuklar su olan bölgeye gelindiğinde esrarengiz bir şekilde duyarlılık gösteriyorlardı. Sonunda “Bilimsel Komisyon” radyastezi çalışmalarına “Evet” diyerek, çubuklara da “Büyücü Değneği” ismini verdiler.
İşin ilgi çekici bir yanı da bu radyastezi çubuklarının duyarlılığına hiçbir maddî kuvvet mâni olamıyordu. Kauçuk eldiven takıyorlar, değişik maddelerden mamul zırh giyiyorlar, yine de bu çubuklar harıl harıl çalışıyor ve insandaki esrarengiz istidatlarla alâkaya devam ediyorlardı…
Bugün artık Sovyet bilimine radyastezi iyice yerleşmiş ve geliştirilerek bilimsel olarak da “The Biophysical Effects Method” kısaca “BPE” olarak adlandırılmıştır. Fakat aynı zamanda “Niçin ve nasıl?” sorularını da beraberinde getirmiştir. Su, insan ve basit bir çubuk arasında nasıl bir ilişki söz konusu idi? Elektromagnetizm gibi bilmediğimiz bir enerji ya da insanın henüz keşfedilmemiş bir duyum organı mıydı? Bunu ileride hep beraber göreceğiz…34
9. ÖNSEZİ (HİSS-İ KABLE’L-VUKU)
Bilindiği gibi asrımıza gelinceye kadar, madde ötesi varlıklar hakkında ilmî seviyedeki araştırmalar bugünkü buudlarıyla henüz gerçekleştirilmemişti. Bununla beraber ilmî bir kariyer ifade etmese de, insanoğlu madde ötesi âlemlerle yakından alâkadar oluyordu. Bu da bize, her şeyin maddeye bağlı ve bağımlı olmadığını gösterme bakımından önemli bir referanstı.
Dipnotlar
- 34 Sheile Ostrander, Lynn Schroeder, Sovyet Rusya’da Olağanüstü Ruhsal Araştırmalar s.151-161.