Sadece şu iki müşâhede dahi, tabiat perdesini yırtıyor ve bize, madde cidarının verâsında nurlu bir âlemin bulunduğunu ispat ediyor. Bu öyle bir âlem ki, dünya ile arasında sadece tenteneli ince bir perde vardır. Yani şehadet âlemi, gayb âlemi üzerine gerilmiş bir perdeden ibarettir. Hakikate âşina, hakikatler hakikatine nigehban herkes dikkatle baksa, tabiat ve fiziğin ötesinde aradığı hakikatin berrak ve dupduru yüzünü görecektir.
2. RUHÎ DEGAJMAN VE İMTİSAL
Her insanın bir dedublesi, bir beden-i misalîsi vardır. Bu deduble mâyi gibidir ve bedenin içine yerleşmiştir. Diğer cisimlerde ise biz bunu elektrik akımı şeklinde görürüz.
Meselâ, şartlarına uygun şekilde bir yaprağın fotoğrafı çekildiğinde, onun etrafını saran bir yaprak daha görülür. Yine parmağımızın resmini aynı şartlar altında çeksek, parmağımızın çevresinde bir parmak daha müşâhede ederiz. Materyalistler tarafından da bu, elektrik akımı olarak izah edilmeye çalışılsa bile ilmen sabittir ki parmağımızın etrafında görülen, esasen bütün vücudumuzu çevreleyen dedublemizin o uzva ait kısmıdır. Bu asla bir elektrik akımı değildir.
Deduble, perispiri, ruhumuzun kılıfıdır. Bu varlık, ihtiyaç anında bizim cesedimizden ayrılır ve hiçbir engel tanımadan bizden uzaklaşır. Bu, onun infisal yani ruhî degajman hâlidir. Bir de dedublenin geriye dönüşü ve bedenle bütünleşmesi vardır ki, buna da “ruhî imtisal” denir. Ruhen terakki etmiş insanlarda bu durum çok sık olur. Onlar için ruhî degajman sıradan bir vak’a hâline gelmiştir.