“İki göz vardır ki, Cehennem ateşini görmez. Birisi: Allah korkusuyla ağlayan göz. İkincisi: Düşman karşısında nöbet tutan nöbettarın gözü.”69
Birisi dahilî düşman olan nefsine karşı, diğeri de ırz, namus, vatan ve bunlardan da mukaddes dinine saldırmak için fırsat kollayan haricî düşmana karşı. İşte bu iki grup insanın gözleri, Cehennem ateşi görmeyecektir.
Bundan da anlaşılıyor ki, mü’minin her bir ameli, ahiret menzillerinin her birinde ayrı ayrı temessül edecek; kimi yerde o, mü’mini belâ ve musibetlere karşı koruyacak, kimi yerde de onun karşısına bir Cennet taamı veya diğer Cennet nimetlerinden biri olarak çıkacaktır.
Mü’minin her ameli, Arş-ı A’zam’a yükselir. İmam Ahmed, Numan b. Beşir’den naklediyor: Allah Resûlü buyurdular ki: “Arş-ı A’zam’ın etrafında daima arı sesi gibi sesler duyulur. Sizin tesbih, tehlil, tekbir ve tahmidleriniz, vızıltılar hâlinde Allah’ın Arş’ının etrafında tıpkı oğul veren arı şeklinde vızıltılar çıkartır. Ve bunların tek dilekleri de sahiplerinin affedilmesidir.” Resûl-i Ekrem bu ifadelerinden sonra soruyor: “Rabbinizin yanında böyle şefaatçilerinizin bulunmasını istemez misiniz?”70
Siz durmadan dua ve zikirle Cenâb-ı Hakk’a yalvarıp yakaracaksınız. Ağzınızdan çıkan her kelime, her ses, dalgalanıp Arş’a yükselecek ve Arş’ın etrafını ihata ederek orada arı sesi gibi ses çıkaracak ve hakkınızda şefaatte bulunmaya çalışacaktır. İşte, keyfiyeti meçhul olmakla beraber, bu ve benzeri hadisler bize, misal âleminden bazı levhalar anlatmaktalar.
Mallarınız temessül edecek, Allah’ın nezd-i ulûhiyetinde kıymet ifade eder değerleriyle hakkınızda şefaatçi olacaklar. Zekâtını, sadakasını, öşrünü vermediğiniz mallarınız ise yılanlar, çıyanlar hâlinde temessül ederek yine misal âleminden levhalar hâlinde nazarınıza arz edilecek ve size eza ve cefa yapacaklar. Bir âyette bu hakikat anlatılırken şöyle buyrulur:
Dipnotlar
- 69 Tirmizî, fezâilü’l-cihad 12.
- 70 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/268-271.